|
Yeni Türk Ticaret Kanunu Kimleri Nasıl ve Neden Etkiliyor?
Çalışmanın tamamını indirmek ve görmek için buraya tıklayınız.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununda getirilen yenilikler en kısa biçimde; “ adil ve güvenilir tacir, kurumsal şirket, profesyonel ve sorumlu yönetici, bağımsız profesyonel ve sorumlu denetçi ”
olarak özetlenebilir.
Sözkonusu yenilikler; şirketlerimizi, yöneticilerini, çalışanlarını, bankaları, diğer menfaat sahiplerini, denetim yapanları ve toplumun diğer kesimlerini neden ve nasıl etkiliyor? Bu yenilikler; bazılarınca iddia edildiği gibi, işini düzgün yapan iş dünyasına, şirket ortaklarına ve yöneticilerine, tacirlere, denetçilere gereksiz, aşırı ve ağır yükümlülükler yüklüyor mu? Bazılarınca iddia edildiği gibi, gerçekten hapis yolunu açıyor mu?
1956 yılında yürülüğe giren 6762 Sayılı TÜRK TİCARET KANUNU’ndaki düzenlemeler; Türkiye’de iş dünyasının, teknolojik, ekonomik ve sosyal gelişmelerin dolayısıyla da hızlı gelişen yerel ve uluslararası ticaret, yatırım, finans, para ve sermaye piyasası ilişkilerinin gerisinde kalmıştır. 6762 Sayılı TÜRK TİCARET KANUNU; uluslararası kabul gören muhasebe, mali raporlama, iç ve dış denetim ilkelerini, iş adamları, yatırımcılar, yöneticiler, çalışanlar, denetçiler, tüketiciler gibi toplumun her kesiminin beklentilerini karşılamada da eksik ve yetersiz kalmış, Borçlar Kanunu, Medeni Kanun, Bankalar Kanunu, Sermaye Piyasası Kanunu ve vergi kanunlarında yapılan reform niteliğindeki yeni düzenlemeler ile de uyumunu büyük ölçüde yitirmiştir. Küresel gelişmelere uyum; sadece küreselleşen ekonomik ilişkiler içinde yer almakla sağlanamaz. Küreselleşen ilke, kural ve standardlara ve hukuka çağdaş ve demokratik bir uyum süreci yaşanmasını da gerektirir.
Bu nedenlerle ve bu eksiklik, yetersizlik ve uyumsuzlukları ortadan kaldırmak üzere, geç kalınmış olsa da, reform niteliğinde, çağdaş bir anlayışla 6102 TÜRK TİCARET KANUNU (Yeni TTK) hazırlanarak, 14.02.2011 tarih ve 27846 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
- Yeni TÜRK TİCARET KANUNU, esas olarak 1.7.2012 tarihinde,
- Yeni TÜRK TİCARET KANUNU’nun A.Ş.’lerin ve ltd Şti’lerin denetlenmesine dair 397-406’ncı maddeleri 01.01.2013 tarihinden itibaren,
- Türkiye Denetim Standardlarına ve denetçilere ilişkin Geçici 2 ve Geçici 3’üncü maddeleri 14.02.2011 tarihinden itibaren,
- uluslararası mali raporlamaya ilişkin hükümleri, 01.01.2013 tarihinden itibaren
- Sermaye şirketlerinin (Ltd Şti veya A.Ş., ya da hisseli komandit) internet sitesi açma, ortaklar, yöneticiler ve bunlara ödenen ücretler, özsermaye gibi makul ve zorunlu bilgileri yayınlama yükümlülüğüne dair 1524’üncü maddesi hükmü ise, 01.07.2013 tarihinden itibaren,
yürürlüğe girecektir. Buna karşılık, eski ve yeni TÜRK TİCARET KANUNU’nun uyumuna ilişkin hükümler içeren 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun 01.07.2012 tarihinde yürülüğe girmektedir.
Yeni TÜRK TİCARET KANUNU ile birlikte, ticaret sicili tescil işlemleri ile denetleme işlemleri, denetçinin denetimi, bağımsız dış denetleme, yıllık faaliyet raporu hazırlama, genel kurullarda bakanlık temsilcisi bulundurma, yasal defterlerin onayı, mali tabloların ilanı, kayıtlı sermaye, kurumsal yönetim uygulaması gibi yükümlülükler, birikimli oy, kar payı avansı alma hakkı önemli ölçüde değişmekte veya ticaret hukukumuza ilk defa tanıştırılmakta, KOBİ tanımlaması yapılmakta, şirketlerin asgari ortak sayısı, sermaye tutarları, organizasyon yapıları, ticaret sicil kayıt ve işlemlerinin elektronik ortamda (internet) yapılabilmesi, elektronik imza ve yazışma (iş akdine göre ihbar, itiraz dahil), elektronik fatura düzenlenmesi mümkün hale gelmekte, bürokrasi azaltılmakta, ayrıca, anonim şirketlere elektronik ortamda genel kurul yapma kolaylığı tanınmaktadır. Sosyal sorumluluk ve bunun bir parçası olarak kamuoyunu bilgilendirip aydınlatma ilkesi, uluslararsı kabul gören denetim ve finansal raporlama uygulaması; sermaye piyasası mevzuatının ve borsada kayıtlı şirketlerin dışına taşarak, büyük ölçekli şirketlerden orta ve küçük ölçekli şirketlere doğru kademeli ve zaman yayılı biçimde uygulanmakta, böylece, müşterilerin tüketici yığınları olmadıkları, toplumsal ve sosyal dokunun önemli birer parçası ve gerçek anlamda “veli-nimet” oldukları, şeffaflık ilkesiyle de asimetrik bilgi ve sosyal istismar yaratan durumların mümkün olduğunca ortadan kaldırılması, şirketlerden alacaklı olanların haklarının korunması gerektiği kabul edilmektedir. Bu durum; hem kurumsal yönetim ilkeleri, hem iş dünyası, hem kredi verenler ve diğer alacaklılar, hem de tüketici hakları bakımından gerekli çağdaş ve radikal değişim niteliğindedir. “Oyunun kuralını” kapsamlı ve detaylı olarak belirleyen yeni TÜRK TİCARET KANUNU, gereksiz ticari davaların önüne geçmesi bakımından Asliye Ticaret Mahkemelerinin ve Yargıtay’ın gereksiz iş yükünün azalması ve hak sahiplerinin gereksiz külfetlerden kurtulması anlamını da taşımaktadır.
Yeni TÜRK TİCARET KANUNU ve Yeni TÜRK TİCARET KANUNU’na uyum sürecinde şirketlerin dolayısıyla da vergi mükelleflerinin ve uygulayıcıların aşağıdaki bölümlerde özetlenen düzenlemeleri ve yapılması gereken işlemleri özellikle dikkate almaları önerilir: Sözkonusu özetler; kamuoyunda süre gelen bir çok mesnedsiz tartışmaları da dikkate alarak hazırlanmış olup, bilgilendirme, hatırlatma ve rehber amaçlıdır.
- GENEL DEĞERLENDİRME, GÖRÜŞ ve YORUM
Yeni Türk Ticaret Kanununda getirilen yeniliklerin özü; “ adil ve güvenili tacir, kurumsal şirket, sermaye geliri elde eden ortak, profesyonel ve sorumlu yönetici, bağımsız profesyonel ve sorumlu denetçi ” olarak özetlenebilir.
Gecikmiş reform niteliğindeki sözkonusu kanunların ve bu kanunlarla ticari alana getirilen düzenlemelerin toplumun her kesiminin geniş katılımıyla bilgiye dayalı olarak, doğru temeller üzerinde ve samimi biçimde tartışılması doğaldır, gereklidir ve yararlıdır. Bu tartışmalarda; yeni TÜRK TİCARET KANUNU’nun uygulamada neden olabileceği sorunların, iş dünyası dahil, toplumun farklı kesimlerinin üzerindeki etkilerinin, varsa risk ve tehditlerin objektif olarak ortaya konulması gerekir.
Ancak, yeni Türk Ticaret Kanunu ve Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun hazırlanması konusunda, uluslararası kabul görmüş, çağdaş bir anlayışla, uzun süreli, özverili, değerli çalışmalarda ve katkılarda bulunanarak amme hizmeti sunanların mesleki bilgi ve deneyimlerinin ve özellikle de yasa koyucunun (TBMM) iradesinin; “anlayış, zihniyet ve niyet farkı” olan bazı kişilerce; toplumda ve iş dünyasında hakim olan bilgi asimetrisinin gerisine saklanarak, medya nezdinde ya bilgisizce ya da kasıtlı olarak mesleki etik ve ahlak, insaf, akıl ve izan sınırlarını da zorlayarak “rahatsız”, “gerçek dışı”, “marjinal”, “arabesk” ve “provokatif” biçimde eleştirilmesini esef ve ibretle izliyor ve kınıyoruz. Zira, maksadını aşan sözkonusu “eleştirilerin” iş dünyasının, çalışanların ve toplumun ortak çıkarlarının savunulmasına hizmet etmesi bizce mümkün değildir.
Fiktif ve gerçek dışı mali tablolardan;
- kurumsal şirket,
- sermaye geliri (MSİ) elde eden ortak,
- profesyonel ve sorumlu yönetici,
- bağımsız, profesyonel ve sorumlu denetçi
doğmayacağı (ki bu önermenin tersi de doğrudur), bugüne kadar yaşadıklarımız ile sabittir. Bu sayılanların az veya çok olmadığı ülkelerde; arzu edilen ve gerçek düzeyde;
- kişisel ve sosyal hak ve sorumluluk,
- şeffaflık ve kurumsallaşma,
- dolayısıyla da gerçek bir iç ve dış denetim, mali denetim ve
- profesyonellik,
- kısacası; uluslararası kabul gören standardlara ve küreselleşmenin gereklerine uygun iş, ticaret, şirket, yönetim ve denetim de olmaz! Bu gereksinimlere göre iş yapmak isteyen değerli iş adamlarımızın ve şirketlerinin önü açılmaz, ülkemize değer katan doğrudan yabancı sermaye yatırımları teşvik edilmez.
Yukarıda özet olarak sayılan nedenlerle, yeni TÜRK TİCARET KANUNU’nun; kişisel ve toplumsal hak ve sorumlulukların, şeffaflık ve profesyonelliğin, kurumsallaşmanın önünü açmak, bunun için gerekli hukuki altyapıyı oluşturmak, mali müşavirlik, iç ve dış denetim mesleğine uluslararası düzeyde bir “gerçeklik”, “sıhhat” ve “güvenilirlik” boyutu kazandırmak bakımından ülkemizde katedilen önemli bir aşama olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla da, olası bir yasal değişiklik önerisi karşısında, mesleki deneyim ve ihtisasımıza dayalı olarak, kamuoyu nezdinde en çok tartışılan önemli olduğunu düşündüğümüz konuları görev ve sorumluluk bilinci içinde paylaşmak üzere aşağıdaki bölümlerde dikkatinize sunuyoruz.
Bu çalışmamızda; kamuoyu nezdinde yeni TÜRK TİCARET KANUNU konusunda yapılan önemli tartışma konularına ilişkin değerlendirme, görüş ve önerilerimiz, adli para cezası, hapsen tazyik ve doğrudan hapis cezası konularındaki değerlendirmelerimiz aşağıdaki sistematik ile bilgilerinize sunulmaktadır.
YENİ TÜRK TİCARET KANUNU KİMLERİ, NASIL VE NEDEN ETKİLİYOR?
I GİRİŞ
II GENEL DEĞERLENDİRME, GÖRÜŞ ve YORUM
III ÖNEMELİ YENİ DÜZENLEMELER, TARTIŞMA KONULARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME ve GÖRÜŞLERİMİZ
- 1 Ana Sözleşmelerin Yeni TÜRK TİCARET KANUNU’na Uygun Hale Getirilmesi
- 2 Mevcut Yönetim Kurulu Üyelerinin ve Müdürlerin Görev Süreleri
- 3 Büyük-Orta-Küçük Şirketler Ayrımı ve Yükümlülüklerin Kademelendirilerek, Takvime Bağlanması
- 4 Büyük Ölçekli Şirketlerde UFRS/TMS: Türkiye Muhasebe Standardlarının/Uluslararası Mali Raporlama Sisteminin Uygulaması
- 5 2013 Yılı İçin Bağımsız Dış Denetçilerin Seçilmesi
- 6 İnternet Sitesi Kurma ve Makul Bilgilendirme Zorunluluğu
- 7 Sermaye Şirketlerinin Sermayelerini Yeni Asgari Sermaye Tutarına Artırmaları
- 8 Ticaret Sicil Kayıtlarının Tutulması ve Sorumluluklar
- 9 Tabela Bulundurma ve Basılı Kağıtlarda Yer Alması Gereken Bilgiler
- 10 Ticaret Ünvanının Korunması ve Haksız Rekabetin Engellenmesi
- 11 Defter Tutma, Muhasebe, Envanter, Mali Raporlama (UFRS/TMS) Yükümlülüğü
- 12 Ortağın Şirkete Borçlanması Yasağı ve Borçlarını Geri Ödeme Yükümlülüğü
- 13 Yönetim Kurulu Üyesinin Genel Kuruldan İzin Almaksızın Şirketle İşlem Yapma ve Borçlanma Yasağı
- 14 Şirketlerin Yeniden Yapılandırılması: Birleşme, Bölünme ve Nev’i Değiştirme
- 15 Şirketler Topluluğu ve Kontrol Edilen Şirketler
- 16 Anonim Şirketlerin Kuruluşu, Ana Sözleşme ve Sermaye
- 17 A.Ş.’lerde Ortak Sayısı, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu
- 18 Sermaye Kaybı, Teknik İflas, Borca Batık Şirket ve İflasın Ertelenmesi
- 19 Genel Kurulun Yetkileri
- 20 Genel Kurul Toplantısı
- >21 Oy Hakkının Hesaplanması
- 22 İmtiyazlı Hisseler
- 23 Sermaye Şirketlerinde Denetim ve Denetimin Bağımsızlığı
- 24 Denetim Şirketleri ve Denetçinin Denetimi
- 25 Denetim Standardları>
- 26 Sermaye Şirketlerinde Sır Saklama Yükümülüğü
- 27 Limited Şirketlerde Ortak Sayısı
- 28 Limited Şirketlerin Kuruluşu ve Sermayesi
- 29 Limited Şirketlerin Müdürleri
- 30 Limited Şirketlerde Ana Sözleşme Değişikliği
- 31 Kar Payı ve Yedek Akçe
- 32 Ticari Mümessiller ve Ticari Vekiller
- 33 Ticari Borçlarda Ödeme Zamanı, Temerrüt ve Faiz
IV ADLİ PARA CEZASI, HAPSEN TAZYİK ve HAPİS CEZASI KONULARINDAKİ DEĞERLENDİRMELERİMİZ
1. Adli Para Cezası ve Ödeme Yapılmaması Halinde Hapsen Tazyik Uygulaması
2. Şirkete Borçlanma Yasağına Uymayan ve Mevcut Borcunu Ödemeyen Ortaklar
3. Şirket ile İstismari İşlem Yapma ve Borçlanma Yasağına Uymayan Yönetim Kurulu Üyeleri
4. Defter Tutma, Saklama, İbraz Yükümlülüğünü Yerine Getirmeyenler, Hileli Envanter Çıkaranlar
5. TFRS ve TMS Standardlarına Uymayan ve Uygulamayanlar
6. Hakim Ortak-Bağlı Ortak İlişkisinde İstismara Dayalı Kayıplara Neden Olanlar
7. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın Ticaret Hukuku’na Uygunluk Denetimini Engelleyenler
8. Şirket Kurucularının Kuruluş Sırasında Gerçeğe Aykırı Yazılı Beyanda Bulunması
9. İşlem Denetçisi Kuruluş Raporunun Gerçeğe Aykırı ve Yanıltıcı Olması
10. İlan Edilmesi Gereken Bilgileri İlan Etmeyen Yönetim Kurulu Üyeleri
11. Sır Saklama Yükümlülüğünü İhlal Ederek Şirketin Sırlarını Açıklayanlar
12. Gerçeğe Aykırı, Hileli, Sahte Belge Düzenleyenler ve Suça İştirak Edenler
13. Sermaye Taahhüdü ve Ödeme Yükümlülüğü Yerine Getirilmediği Halde, Getirilmiş Gösterenler
14. Ayni Sermayenin ve Kıymetlerin Değerlemesinde Yolsuzluk Yapanlar
15. Halktan İzinsiz Para Toplayanlar ve Topladıkları Paraları Amaç Dışı Kullananlar
16. İnternet Sitesi Açma ve Makul Bilgileri Yayınlama Yükümlülüklerini Yerine Getirmeyenler
17. Adli Para Cezası ve Hapsen Tazyik Konusunda Yapılan Eleştiriler Mesnedsiz ve Haksızdır
18. Doğrudan Hapis Cezası Uygulanabilmesi İçin Kastın İspat Edilmesi Şarttır
Çalışmanın tamamını indirmek ve görmek için buraya tıklayınız.
|