Ana Sayfa arrow Kaynaklar arrow İş Bilgi Merkezi
Vergi Bilgi Notları Yazdır E-posta
İçerİk
Vergi Bilgi Notları
2009 Yılı Temel Mali Göstergeleri
Önemli Bazı Vergi Kodları
Olumsuz Tespite Konu Mükellefiyet
Dönem Sonu İşlemleri
Kar Dağıtım Tablosu
Yeni SGK Mevzuatı ve Personel İstihdamı
Bağış Ve Yardımların Vergisel Sonuçları
Yatırım Teşvikleri
Varlık Barışı
Şirketlerde Hisse Satışı ve Deviri
Damga Vergisi Yükümlülüğü
Özel Maliyet Bedeli ve İtfa Edilmesi
Telif Haklarının Vergilendirilmesi
Transfer Fiyatlandırması

Parker Randall Granit Vergi Bilgi Notu

Konu: Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun

13 Kasım 2008 tarihinde kabul edilen 5811 Sayılı Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanunda; gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer kıymetlerin Türkiye'ye getirilmesi, taşınmazların kayda alınması suretiyle milli ekonomiye kazandırılması, sahip olunan söz konusu kıymetlerin banka ve aracı kurumlara ya da vergi dairelerine bildirilmesi ve cüzi bir (%2-%5) oranda vergi ödemek suretiyle kayda alınması ve yapılan bu beyanlardan hareketle inceleme ve soruşturma yapılmaması düzenlenmektedir.
Kamuoyu nezdinde "varlık barışı" olarak da bilinen uygulama 2 Mart 2009 tarihinde sona ermiş, ancak, 10 Temmuz 2009 tarihinde uygulamaya giren 5917 Sayılı Kanun ile 5811 Sayılı Kanuna geçici maddeler ilave edilmek ve bazı değişiklikler yapılmak suretiyle varlık barışı uygulaması; 30 eylül 2009 tarihine kadar uzatılmıştır. Bakanlar Kurulu'nun 2009/15456 Sayılı Kararı ile varlık barışından yararlanma süresi 31 Araşıl 2009 tarihine kadar uzatılmıştır.

01.01.2008 tarihinden önceki dönemler için "vergi incelemelerine karşı sigorta" gibi bir işlevi olan uygulamanın yasada yer alan usül ve esasları aşağıdaki gibidir. Süre uzatım düzenlemelerine aşağıda parantez içinde yer verilmektedir:

Yurt Dışında Bulunan Varlıklar Milli Ekonomiye Kazandırılması ve Kayda Alınması
Gerçek ve tüzel kişilere; örneğin şahıslara veya şirketlere, 01 Ekim 2008 (veya 1 haziran 2009) tarihi itibariyle, ait olup da yurt dışında bulunan
•    para,
•    döviz,
•    altın,
•    menkul kıymet (taşınır mal) ve diğer sermaye piyasası araçlarının
milli ekonomiye kazandırılması
•    taşınmazların ise, Türkiye’de kayda alınması
için bu varlıkların Şubat 2009 (Eylül 2009) sonuna kadar;
•    Yeni Türk Lirası cinsinden,
•    rayiç (piyasada geçerli olan) bedelle
•    bankalara veya aracı kuruma bildirilmesi ya da vergi dairelerine beyan edilmesi halinde
beyan edilen varlıkların değeri üzerinden % 2 oranında vergi tarhedilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir.
Ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.
Bu varlıklar, VUK’na göre defter tutan mükellefler tarafından beyan tarihi itibarıyla, varlıkları tevsik edilmek suretiyle, kanuni defterlere kaydedilerek, aktifleştirilebilir.
Bu varlıkların aktifleştirilmesi halinde;
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu varlıklar için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı veya varlıklar işletmenin dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz, vergilendirilmez, sermayeden sayılır, sermayeye ilave edilebilir, işletmeden çekilemez, sadece tasfiye  halinde  işletmeden vergisiz çekilebilir.
Beyan edilen varlıklarla ilgili olarak VUKnun amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz, ayrılan amortismanlar ise, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınabilir. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

Serbest  meslek  kazanç  defteri veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu varlıkları defterlerinin ayrı bir sayfasına kaydederler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz, vergilendirilmez.
Beyan edilen varlıklarla ilgili olarak 213 sayılı Kanunun amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

5811 Sayılı Kanuna göre bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.  Diğer nedenlerle 5811 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan, 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucunda; gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, 5811 Sayılı Kanuna göre beyan edilmiş olan en tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılır.

Bildirildiği veya beyan edildiği halde, 01 Ekim 2008 (1 Haziran 2009) tarihi itibariyle yurt dışında bulunduğu kanaat verici belge ile tevsik edilemeyen ve bildirim veya beyanın yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde Türkiye’ye getirilmeyen veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba  transfer edilmeyen para, döviz,  altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları için; vergi incelemesi yapılmaması veya yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunacak matrah farkından mahsup imkanları uygulanmaz.

Yurtiçinde Bulunan Şahsi Varlıkların İşletmeye Sermaye Olarak Konulması
Yurt içinde bulunan ancak işletmelerin özkaynakları içinde yer almayan, 01 Ekim 2008 (1 Haziran 2009) tarihi itibariyle, gerçek ve tüzel kişilere; örneğin şahıslara, şirketlere, derneklere, vakıflara ait olan
•    para,
•    döviz,
•    altın,
•    menkul kıymet (taşınır mal) ve diğer sermaye piyasası araçlarının
•    taşınmazların kayda alınarak ve işletme (dernek, vakıf vs dahil) aktifine alınmasıu
için bu varlıkların Şubat 2009 sonuna kadar;
•    Yeni Türk Lirası cinsinden,
•    rayiç (piyasada geçerli olan) bedelle
•    bankalara veya aracı kuruma bildirilmesi ya da vergi dairelerine beyan edilmesi halinde
beyan edilen varlıkların değeri üzerinden % 5 oranında vergi tarhedilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir.
Ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.
Taşınmazlar doğrudan doğruya, diğer varlıklar ise, VUK’na göre defter tutan mükellefler tarafından beyan tarihi itibarıyla banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırılmak suretiyle kanuni defterlere kaydedilerek, aktifleştirilmek ve beyan tarihinden itibaren altı ay içinde sermayeye ilave edilmek zorundadır.
Bu varlıkların aktifleştirilmesi sırasında;
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu varlıklar için pasifte özel fon hesabı açarlar. Bu fon hesabı veya varlıklar işletmenin dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz, vergilendirilmez, sermayeden sayılır, sermayeye ilave edilebilir, işletmeden çekilemez, sadece tasfiye  halinde  işletmeden vergisiz çekilebilir.
Beyan edilen varlıklarla ilgili olarak VUKnun amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmaz, ayrılan amortismanlar ise, kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınabilir. Bu varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

Serbest  meslek  kazanç  defteri veya işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu varlıkları defterlerinin ayrı bir sayfasına kaydederler. Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaz, vergilendirilmez.

Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri, taşınmazlar dışındaki varlıklarına ait tutarları banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırırlar, bunlar için ayrıca diğer şartlar aranmaz.


Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak % 2 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın onbeşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.

5811 Sayılı Kanuna göre bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz.  Diğer nedenlerle 5811 Sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra başlayan, 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi incelemeleri sonucunda; gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, 5811 Sayılı Kanuna göre beyan edilmiş olan tutarlar mahsup edilerek tarhiyat yapılır.

Beyanda bulunulduğu halde bilanço esasına göre defter tutmayan mükelleflerce söz konusu varlıklara ilişkin tutarların banka ve aracı kurumlara yatırılmaması, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerce ise süresi içinde sermaye artırımında bulunulmaması hallerinde; vergi incelemesi yapılmaması veya yapılan vergi incelemesi sonucunda bulunacak matrah farkından mahsup imkanları uygulanmaz.

 
İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişilerin 5811 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmeye mecburdurlar.

5811 Sayılı Kanuna göre; verilmesi gereken beyannamelerin şekil, içerik ve ekleri ile verileceği yeri ve Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Yurt Dışında Elde Edilen Bazı Kazançlar İle İlgili Şartlı-Süreli İstisnalar
Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların;
•    Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin satışından doğan kazançları,
•    Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri iştirak kazançları,
•    Yurt dışında bulunan işyeri ve daimi temsilcileri aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları,
30 Nisan 2009 (31 Aralık 2009) tarihine kadar elde edilenler de dahil olmak üzere, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31 Mayıs 2009 (28 Şubat 2010) tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmesi kaydıyla gelir veya kurumlar vergisinden müstesnadır.

Ayrıca, Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazançları, 31 Ekim 2009 (31 Aralık 2009) tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.

5811 Sayılı Kanunda 5917 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler uyarınca; Varlık Barışından yararlananlar için; 01.01.2008 tarihinden önceki dönemlere ait vergi incelemesi yapılması halinde, vergi incelemesinin 19.06.2009 tarihinden sonra başlamış olması şartıyla, vergi incelemesi sebebiyle bulunan (kurumlar vergisi, gelir vergisi ve KDV) matrah farkından, varlık barışına göre beyan edilmiş olan tutarlar mahsup edilir. Vergi incelemesi 19.06.2009 tarihinden önce başlamışsa, sözkonusu mahsup işlemi uygulanmaz. vergi incelemesine başlama tarihinin tespit edilmesi esas olarak; vergi incelemesi yazısının tebliğ tarihi veya incelemeye alındığına dair defter belge ibraz tutanağının imza tarihidir.



 
Sonraki >
English   For English Click here
Vergi Mevzuatı
Vergi Mevzuatı

Önemli vergi bilgi notları.

Vergi İncelemeleri
Vergi İncelemeleri

Müşavirlik, vergi davaları ve uzlaşma.

İş Bilgi Merkezi
İş Bilgi Merkezi

İş geliştirme ve modern işletmecilik.

Etkinlik Takvimi

« < Eylül 2010 > »
P S Ç P C C P
30 31 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 1 2 3
Etkinlik Listesi
Etkinlik yok
Anket
Alınan-YMM-Hizmetlerini yeterli buluyormusunuz?
 
Üye Girişi





Kayıp Parola?