 GRANİT’in ana hizmet konuları; Türkiye'de sadece yeminli mali müşavirlik kapsamında, vergi, muhasebe, uluslararası vergilendirme, denetim ile yönetim (iş ve işletmecilik) danışmanlığı, şirket satınalmalar ve birleşmeleri, due diligence, değerleme (valuation), stratejik planlama, iş planı, yeniden yapılandırma, kurumsallaşma, kriz döneminde yönetim politikaları hizmetlerinden ibarettir: GRANİT YMM çokuluslu şirketlerin, holding şirketlerin ve grup şirketlerinin, uluslararası iş yapan şirketlerin Transfer Fiyatlandırması sorunlarının çözümü için dünyanın önde gelen global transfer fiyatlandırması ve değerleme hizmetleri sunan, 25 ülkede ofisleri bulunan Transfer Pricing Associates ile işbirliği yapmaktadır.
- İş planı, fizibilite çalışmaları, proje değerlendirme
- Yabanci şirket kuruluşu ve ana sözleşme hazırlanması
- Şube, acenta ve temsilcilik büroları açılması
- Yatırım ve ihracat teşvikleri
- Yasal vergi planlaması ve vergi tasarrufu sağlanması
- Uluslararası vergileme ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının uygulaması
- Kambiyo, dış ticaret ve gümrük düzenlemeleri
- İş hukuku ve sosyal güvenlik uygulamaları
- Ulusal ve uluslararası muhasebe ve raporlama sistemleri (TDHP, GAAP, IFRS)
- Mali müşavirlik hizmetleri
- Vergi denetimi ve kontrol, KDV iadesi, raporlama ve tam tasdik
- Kar dağıtımı ve uluslararası sermaye ve kar transferleri
- Vergi incelemelerinde, uzlasmalarda ve vergi mahkemesi için aktif müşavirlik hizmeti ve vergisel problemlerin çözümü
- Due diligence, SWOT analizi
- Uluslararası bağımsız denetim (audit) ve raporlama
- Şirket değerinin belirlenmesi (valuation)
- Şirket birleşmeleri ve şirket satın alımı (merger and acqusition)
- Özelleştirme
- İhracat, ithalat, franchising, dağıtım pazarlama anlaşmaları, şirket birleşmeleri ve şirket satın alma, uluslararası ihalelere birlikte girmek ve iş geliştirmek için uygun yabancı iş ortağı ve yatırımcı bulunması
- Sektör ve endüstri bazında ekonomik analizler, piyasa araştırmaları, risk analizleri, mali analiz
Ayrıca, danışmanlık hizmetlerimiz kapsamında, aşagıda yer verilen özel nitelikli hizmetlerimizden de yararlanabilirsiniz:
- Şirketiniz için işletme sermayesi ve finansman yaratma imkanlarınız
- Yeniden yapılandırma, iş ve görev tanımlamaları, kurumsallaşma
- Personeliniz için motivasyon ve ödül-ceza sistemleri geliştirilmesi
- Ortaklık ve ortaklararası konular, sorunlar, hakemlik
- IT Sistem uygulamaları (çözüm ortaklarımız vasıtasıyla)
- Şirketinizde usulsüzlük, yolsuzluk ve sahtecilik belirleme ve önleme
- Tedarik zinciri yönetimi
ŞİRKET KURULUŞUTürkiye'de kurulacak yerli ve yabancı şirketlerin ana sözleşmelerinin yazılması, gerekli bildirim ve müracaatlarının yapılması, ticaret siciline tescil ve ilan, vergi dairesi ve SGK işlemlerinin sonuçlandırılması, kullanılacak yasal defter ve belgelerin belirlenmesi, ruhsatlandırma veya lisans işlemleri, yabancı personel çalışma izinlerinin alınması. Büyük ölçekli veya yabancı sermayeli şirket kuruluşları ile entegre olarak, aşağıdaki ilave danışmanlık hizmetlerimizden de yararlanabilirsiniz:
Kurmak istediğiniz şirketin ve yapmayı planladığınız yatırımın iktisadi, idari, teknik ve finansal olabilirliğinin, karlılığının, işletme sermayesi ihtiyacının, başabaş noktasının, geri ödeme süresinin ve gelecekteki muhtemel değerinin ciddi ve kapsamlı biçimde araştırılması, analizi, tespiti ve uluslararasi standardlarda fizibilite raporu hazırlanması ve danışmanlık, Kurulacak şirketin faaliyet konusuna göre; tedarik, yönetim, üretim, dağıtım, finansman, kalite vb. fonksiyonlarının, amaç ve stratejisinin, optimal büyüme hızının ve kapasitesinin, risk ve başarısının önceden planlanması ve ölçümü, danışmanlık, - Pazarlama ve Satış Planı Hazırlanması
Şirketinizin sunacağı mal ve hizmetlerin hangi yollarla, hangi araçlarla ve kanallarla, hangi aracılar vasıtasıyla ve nasıl tüketicilere ulaştırılacagının planlanması, şirketinizin faaliyet konusuna ve yapısına uygun pazarlama, satış, bayilik veya franchising sistemi veya dağıtım ağı kurulması konularında danışmanlık, - İş Akımı ve İş Tanımlamaları Yapılması
Şirketinizde organizasyon yapısının, kadroların, fonksiyonların ve iş süreçlerinin belirlenmesi, optimal iş tanımlamalarının ve iş akımlarının yapılması, kimlerin nelerden sorumlu olacağının ve neyi nasıl yapacağının tespit edilmesi, kurumsal bir organizasyon yapısı oluşturulması, modern bir şirket kültürü oluşturulması için gerekli alt yapının hazırlanması, kurumsal, modern ve işlerliği olan bir altyapı olusturulması, koordinasyonun sağlanması, gerekli eğitimler, seminerler ve danışmanlık, Şirketinizin ilk üç ve beş yıllık stratejik planlarının hazırlanması, gelir-gider bütçelerinin, nakit bütçelerinin ve yatırım bütçesinin hazırlanması, bütçeleme, raporlama, izleme ve değerlendirme sistemlerinin kurulması, danışmanlık - Vergi Politikası ve Vergi Planlaması
Kurulacak şirketin faaliyetlerinin ve her bir ana faaliyet konusunun vergi karşısındaki konumunun belirlenmesi, yararlanılabilecek yasal vergi avantajlarının ve teşviklerin belirlenmesi, nasıl uygulanacaklarının planlanması, koordinasyonu, gelecek yıllarda şirket üzerindeki vergi yükünün önceden hesaplanıp, vergi planlaması yapılarak azaltılması ve vergi tasarrufunda bulunulması, şirketinizin vergi yükünün ve riskinin yasalarve izlenecek özel bir strateji çerçevesinde minimize edilmesi konularında danışmanlık, - Muhasebe, Vergi Denetim, Tasdik ve Müşavirlik Hizmetleri
Şirketinizin genel muhasebe, yönetim ve maliyet muhasebesi sisteminin kurulması ve geliştirilmesi, optimal tek düzen muhasebe hesap planının belirlenmesi, muhasebe, vergi, SSK vb. yükümlülükleriniz ile ilgili denetimlerin yapılması, düzenleyeceğiniz sözleşmelerin vergi ve benzeri yükümlülükleriniz bakımından gözden geçirilmesi, kanuni denetim ve tasdik mecburiyetlerinizin ilgili mevzuata uygun ve gerçek anlamda yerine getirilmesi, maliye, vergi idaresi, SSK ile ilgili sorunlarınızın çözümlenmesi için danışmanlık hizmetleri sunulması, ayrıca; uzman çözüm ortağımız vasıtasıyla muhasebenizin şirketiniz içinde veya dışında tutulması, bordro yönetimi hizmetleri sunulması, danışmanlık - Tesvik Planlaması ve Uygulaması
Kurulacak şirketin yasal destekleme ve teşvik haklarının belirlenmesi, belirlenen teşvik unsurlarından yararlanması için gerekli izin ve belgelerin alınması, teşvik unsurlarından yararlanma prosedürlerine ait uygulamanın izlenmesi ve koordinasyonu konularında danışmanlık, Diğer HizmetlerYabancı yatırımcılar ile işbirliği ve ortak yatırım yapılması, şirket birleşmeleri, şirket satın alma, denetim, audit, “due diligence”, değerleme gibi danışmanlık hizmetleri ŞİRKET SATINALMA VE BİRLEŞMELERİ (M&A) Parker Randall GRANİT'in şirket birleşmeleri ve satın almaları (M&A) ile ilgili hizmetleri; varlık veya hisse bazında yapılan alımlarda ve birleşmelerde; strateji oluşturulması, Ticaret Kanunu'ndan Mali Mevzuata, rekabet Hukukuna kadar tüm yasal prosedürlerin izlenmesi, işlemlerin yürütülmesi, idari, mali ve hukuki "due diligence" çalışmaları yapılması, şirketin ve varlıklarının net bugünkü değer ve diğer uluslararası kabul görmüş yöntemlere göre değerlerinin tespit edilmesi, istihdam, vergi, vergi avantajları ve vergi planlaması, birleşme ve satın alma işlemlerinin muhasebeleştirilmesi ve tescil ettirilmesi gibi uygulama destek ve danışmanlığını kapsar. ŞİRKET DEĞERLEMESİ (VALUATION) Şirket değerlemesi sadece satın alınmak veya satılmak istenilen şirketlerin değerlemesi için yapılan bir çalışma değildir. Belirli aralıklarla ve mukayeseli olarak yapılacak değerleme çalışması; belli bir dönemde şirketinizin yarattığı ve şirketinize katılan değerin ne olduğu konusunda analitik, somut, güvenilir ve gerçekçi bir sonuç verir. Hizmetin kapsamı özet olarak; uluslararası standardlara uygun olarak, net bugünkü değer metedu ve diğer kabul görmüş yöntemlere göre şirketinizin değerinin belirlenmesi ve raporlanıp yorumlanmasından ibarettir. ŞİRKETLERDE KURUMSALLAŞMA Şirketlerde kurumsallaşma; ortaklar, yöneticiler, çalışanlar dahil, tek tek bireylerin üzerine inşa edilmemiş olan, bireylerden bağımsız, modern iş ve işletmecilik anlayışı üzerine kurulu bir sisteme, organizasyon yapısına, yönetime, işletme politikasına ve şirket kültürüne sahip olunmasıdır. Şirketin kimliğinin, şirketteki kişilerden fiilen ayrı ve bağımsız olarak ön plana çıkmasıdır. Kurumsallaşmanın karşıtı; kişiselleştirme olduğuna göre, kurumsal bir ortamda tek tek bireyler sistem, kural yaratamazlar, ancak mevcut sistem ve kuralların geliştirilmesine katkıda bulunabilirler, kendi kişisel kültürlerinive bunlardan kaynaklanan zaafiyetleri şirket içinde hakim duruma getiremezler, keyfi davranamazlar, önceden belirlenmiş sisteme ve kurallara uyarlar ve takım ruhu içinde çalışmaya mecbur kalırlar. Kurumsallaşma; takım ruhu anlayışını bozanları ve performansı düşük olanları tespit ve deşifre eder. Kurumsallaşmıs bir yapıda, işlerin yürümesi bakımından “patron” dahil, kimse “vazgeçilemez” önemde değildir. Kurumsallaşma, şirketlerde iktisadi, mali, hukuki, idari ve teknik anarşiyi önlemek ve belirsizlikleri gidermek, kalıcı bir şirket kültürü olusturmak dolayisiyla da performansı ve verimliliği gelistirmek için önemli ve gereklidir. Kurumsallaşmanın temel unsurları; profesyonellik, saydamlık, bağımsızlık, sorumluluk, dürüstlük, hesap verebilirlik, bilgi, öngörü, gerçekçilik, tutarlılık, istikrar, planlılık, güvenilirlik, uyumluluk, esneklik ve sürdürülebilirliktir. Dolayısıyla, kurumsallaşma; organizasyon yapısında bu unsurları RASYONEL biçimde hakim kılarak; şirketinizin varlığını uzun yıllar sürdürebilmesi, kaliteli çalışanlar, verimlilik artışları ve kalıcı itibar demektir. Günümüz dünyasında, sınır tanımayan sermaye ve rekabet karşısında kurumsallaşmamış şirketlerin,kendi bağımsız kişiliğini bulmamıs, kendi ayakları üzerinde duramayan ve piyasayı piyasada yaşayamayan şirketlerin küreselleşme rüzgarları ile savrulması kaçınılmaz görünmektedir. Kurumsallaşmayı başaramamış sirketler; nakit girişleri nakit çıkışlarını aştığı sürece yaşarlar. Şirketinizin kurumsallaşma ihtiyacını aşagıda yer verilen hususları dikkate alarak belirleyebilirsiniz: Kısa, orta ve uzun dönemli hedefleri belirsiz olan, gelecekleri planlanmamış, hedeflere uygun amaç-araç ilişkisi kurulmamış olan şirketlerin geleceginden de emin olmak zordur. Şirket yönetimi; günü kurtarma politikaları üzerine kurulmamalıdır. Kendilerini çevreleyen ekonomik, hukuki ve siyasi ortamı yeteri kadar bilmeyen, bu ortamlardan kaynaklanan sınırlamaları nasil aşacagını, hangi teşvik, destek ve imkanlardan nasıl yararlanacağını bilmeyen, piyasaya, piyasadaki avantaj ve dezavantajlarına yeteri kadar hakim olamayan şirketler ciddi iç ve dış risklerle karşı karşıyadır. Şirketlerin piyasalardaki dalgalanma ve istikrarsızlıkları öngörerek hem izlemeleri hem de bunlara karşı gerçekçi, sağlam, tutarlı ve esnek bir yapılarının ve politikalarının olması gerekir. İzlenmekte olan “tek adam” politikası hem yorucudur, hem de şirketin “geleneksel ve kişisel yöntemler” ile idare edilmekte olduğunun göstergesidir. Organizasyon, yönetim, üretim, tedarik, stok, pazarlama ve satış, muhasebe-kayıt-denetim ve kontrol-otokontrol, finansman ve modernizasyon politikaları ve stratejileri olmayan şirketler önlerini iyi göremezler. Bu nedenle, şirketlerde raporlama, bütçeleme, geleceğe yönelik tahminler, stratejik planlama ve analiz faaliyetlerine gerekli önemin verilmesi gerekir. - İş tanımlamaları ve iş akımları yapılmamıs olan, kimlerin nelerden sorumlu olduğu tam ve net olarak belirlenmemiş olan şirketlerde kurumsal bir yapı ve belirgin bir şirket kültüründen söz etmek zordur. Bir şirkette görev, yetki ve sorumluluklar ile personel, kadro, yönetim, eğitim, ödül-ceza ilişkilerinin önceden belirlenip aralarında koordinasyonun saglanmış olması gerekir ki iş huzuru ve çalışanların aidiyet duygusu, sadakatleri geliştirilebilsin. Bunlar olmazsa, şirketin mükemmel bir beşeri sermayesi olsa dahi mali ve beşeri sermaye israfi mevcut demektir.
Minimum maliyet ile maksimum karlılık prensibine uygun çalışmayan şirketler rekabetin etkisiyle piyasadan silinmeye mahkumdurlar. Ne yaparsam yapayım, şirketimin yıllık cirosunu ve karlılığını artıramıyorum diye serzeniste bulunan ve şirketinin her yıl aynı seviyede kalması için dahi zorlanan iş adamları kurumsallaşmayı dikkate almalıdır. Yatırım politikası ciddi ve bilimsel fizibilite etüdünden ziyade fikire dayanan şirketler kanaatimizce riski en yüksek olan şirketlerdir. Bu şirketler finansman bulabildikleri ölçüde yasamlarını sürdürebilirler. Bu tür sirketlerin yatırım bütçesine ve kurumsal bir yatırım politikasına şiddetle ihtiyaçları olduğunu düsünüyoruz. Yabancı şirketler ile işbirliği ve ortaklık imkanlarını yeteri kadar araştırmayan, yabancılarla uygun iş yapabilecek seviyeye gelememiş olan şirketler; yabancı firmaların getirecegi finansman, deneyim, know-how, yeni teknoloji, modern işletmecilik ve yönetim anlayışını ve firsatları ıskalamaktadırlar. Yabancı firmalar ile uygun ortak işler yaparak iç ve dış piyasalarda rekabet gücünü ve karlılığı artırmak mümkündür. Şirket sahipleri ve yöneticileri küreselleşmenin varolduğuna inandıkları kadar, stratejik bir küreselleşme politikası izlemelidirler. Küreselleşme trendine karşı rasyonel ve stratejik politikalar izleyemeyenler, küreselleşme rüzgarlarında savrulma riski ile karşı karşıyadır. Yanlışlarını ve doğrularını birlikte sorgulama ve sorgulatma cesaretini kendinde bulamayan, bu sorgulamanın gerekliliğine ve şirket için bir “katma değer” yaratacagına inanmayanlar tarafindan yönetilen şirketlerin gelecekleri belirsizdir. Zira, entellektüel dürüstlük taşıyan, inançlı, ilgili ve yetenekli olması gereken şirket yöneticisi bağımsız düsünebilmeli, sorgulayabilmeli, eleştirel bakabilmeli, cesur kararlar alabilmelidir. Önce girişimci, sonra profesyonel yönetici olması gereken iş adamları da günümüz koşullarında yönetim ve gözetimi bir arada yapabilmeli, gerektiğinde dışarıdan bir gözle bakmak için profesyonel hizmet alabilmelidir.
Kendilerinin olduğu kadar, rakiplerinin durumunu, kurumsallaşma derecelerini ve gücünü görüp, mukayese edemeyen ve onlara rekabet üstünlüğü sağlayamayan şirketler kaderlerine razı olmalıdır.
Yukarıdaki sorunları sadece Türkiye'ye ve özel sektör şirketlerine mahsus olarak değerlendirmek öncelikle eksiktir. Zira, iktisadi devlet teşekküllerinin ve kamu iktisadi kuruluşlarının da benzeri sorunları mevcuttur. Ayrıca, kamu girişimciliğinde siyasi etkiden ve bir bağımsızlık veya bağımlılık sorunundan da söz etmek gerekir. Özellleştirme uygulamaları değerlendirilirken bu hususların da dikkate alınması yararlı olur. Yukarıdaki sorunlar küçük şirketlerde nispeten daha az hissedilebilir olmakla birlikte, hem büyük şirketler hem de küçük şirketler bu kurumsallaşamamış olmaktan kaynaklanan aynı türden riskleri taşırlar. Kurumsallaşma ihtiyacı içinde olan bir şirket; esas olarak yeniden yapılandirma, stratejik planlama, bilgi sistemleri ve vergi planlaması-vergi politikasına önem ve ağırlık vermelidir. İyi bir vergi planlaması bazen size şirketinizden daha çok kazandırır. Sorunların dogru tespiti ve teshişi çözümün yarısıdır. Şirketinizi büyütürken, sorunlarınızı da büyütmeyiniz! Bu nedenle kurumsallaşma politikalarına önem veriniz.
YENİDEN YAPILANDIRMA (REORGANIZASYON) Yeniden yapılandırma konusunda, Türkiye'de eksik dolayısıyla yanlış, fakat bir o kadar da yaygın olan bir anlayış vardır: Şirket üst yöneticisinin veya yönetiminin değistirilmesi yeniden yapılandırma olarak kabul edilir. Oysa ki; her yeniden yapılandırma çalışmasına kadro-ekip-yönetim değisikliğinin eşlik etmesi gerekmez. Çoğu zaman, sorunu ve sorunların çözümünü sadece üst yönetim değisikliğinde aramak riskli olabilir. Şirket içi ilişkiler ile şirketleri çevreleyen dış ortam arasındaki uyumun uygun biçimde sağlanması, sözkonusu uyumu sürdürebilecek esnek ve kurumsal bir organizasyon yapısı ve politikası oluşturulması için yeniden yapılandırma gerekli olabilir. Kurumsallaşma amaçlı yeniden yapılandırma çalısmalarının odak noktası organizasyon yapısıdır: insan kaynakları, yönetim, üretim, yatırım, finansman, bütçeleme, dağıtım, pazarlama, satış ve otomasyon yapı ve politikalarının oluşturulmasıdır. Bu bakımdan, iş süreçlerinin geliştirilmesi ve şirket amaç ve ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden tanımlanması, şirket faaliyetlerinin gerektiği gibi izlenip değerlendirilmesi ve etkin şekilde yürütülmesi, bunları sağlayabilecekyeni veya daha gelişmiş bir organizasyon yapısının olusturulması için: - Şirketin mevcut durum ve organizasyon yapısının değerlendirilerek, kuvvetli ve zayif yönleri ile tehdit ve risklerinin belirlenmesi, sektör ve dış çevre içinde konumlandırılması,
- Finansman, pazarlama, satış, muhasebe, personel, üretim, karlılık, risk, borç, kaynak kullanımı, stok, denetim ve kontrol ile iktisadi etkinlik yapılarının ve politikalarının değerlendirilmesi ve şirket ihtiyaçlarina cevap veren, uygun yeni kurumsal yapı ve politikaların olusturulması,
- Özellikle mali bünyenin analizi ve sürekli olarak izlenmesi, işletme sermayesi gereksiniminin tespiti ve izlenmesi, finansman kaynaklarının değerlendirilmesi, özkaynak, kredi-borç-alacak politikası, mali risklerin belirlenmesi ve izlenmesi, finansman ve finansman yaratma politikaları oluşturulması,
- İnsan kaynaklarının şirket amaç, hedef ve stratejilerine uygun olarak planlanması, geliştirilmesi ve yönetilmesi için bir insan kaynakları-beşeri sermaye sistem ve politikası olusturulması, yapılacak işin gereklerine uygun personel alınıp, istihdam edilmesi,
- Şirket içinde kadro analizi, fonksiyonel analiz, süreç analizi yoluyla kadro, fonksiyon ve süreçlerin birebir eşlenmesi, olan ile olması gerekenin arasındaki farkin sebepleriyle birlikte tespit edilerek; optimal ve kurumsal bir organizasyon, kadro, fonksiyon, ve süreç yapısı oluşturulması,
- Görev, yetki ve sorumlulukların optimal dağılımı, optimal desantralizasyon politikası,
- Departman ve personel bazında iş tanımlamaları ve iş akımlarının oluşturulması,
- Şirket içi ve grup içi koordinasyon,
- Personel için kısa ama yararlı hizmetiçi eğitim ve seminerler,
- Hazırlanacak bir stratejik plan dahilinde, holding şirket uygulamasına etkin bir şekilde geçilmesi,
Şirket ortaklığı veya proje bazında yabanci firmalar ile işbirliği imkanlarının araştırılması ve yabancı yatırımcıların getireceği, bilgi, deneyim, expertiz, sermaye, kredi, teknoloji ve yönetim anlayışı ile uluslararası piyasalarda rekabet gücünü ve karlılığı artırma imkanlarının mukayese edilmesi,
gereklidir.
STRATEJİK PLANLAMA Şirketlerin analize dayalı olarak geleceklerinin planlanması, öngörülmesi ve bu suretle daha saglam, daha sağlıklı ve daha karlı hale getirilmesi için, kısaca performansların geliştirilip izlenmesi ve verimlilik artışları için stratejik planlama gereklidir. Dolayısıyla, stratejik planlama faaliyetleri şirketinizin hem amaçlarına ulaşmasına yardımcı olur hem de kurumsallaşmasına destek sağlar.
Zira, stratejik planlama ile şirketlerin kısa, orta ve uzun vadeli; - misyon, hedef ve amaçlarını belirlemek,
- amaçlarına ulaşmak için uygun araçları belirlemek,
- amaçlarına ulaşmak için uygun, esnek, uyumlu ve güvenli politikaları belirlemek,
- amaç-araç-politika uyum ve koordinasyonunu sağlamak,
- ekonomiklik, etkinlik, verimlilik, modern iş ve işletmecilik ilkelerine göre faaliyette bulunmalarını sağlamak,
- yukarıda sayılan amaçlara birlikte ulaşmak için işlerligi olan bir raporlama-bütçeleme-planlama-projeksiyon-değerlendirme ve bilgilendirme sistemi kurulması amaçlanmaktadır.
Özet olarak stratejik planlama vasıtasıyla, analize elverişli datalar ile üç ve beş yıllık stratejik planlar hazırlanması, bu planlara bağlı olarak gelir-gider bütçeleri, nakit bütçeleri ve yatırım bütçeleri hazırlanması, raporlama, bilgilendirme ve değerlendirme sistemleri kurulması, üretilen raporlarla hangi hedeflerin ne kadar ve niçin gerisinde-ilerisinde kalındığının izlenmesi, şirketin karar alma sürecinin daha sağlıklı işlemesi, gerekli tedbirlerin zamanında alınması ve uygun politikaların izlenmesi mümkün olur. Stratejik planlama faaliyetleri; şirket içinde disiplin altına alınmış kurumsal bilgi akışı, projeksiyon ve değerlendirme sistemi demektir. Böyle bir sistem, ekonomik konjonktürün izlenmesi ve öngörülmesi, şirket politikalarının konjonktüre göre önceden belirlenmesi, konjonktürün çöküş dönemlerinde krizin çok daha rahat atlatılması için de yararlıdır. Stratejik planlama şirket yönetimi ve faaliyetlerinde kadercilik anlayışının sonudur. VERGİ PLANLAMASI Çok vergi ödediğinizden şikayetçi olduğunuzu biliyoruz. Çünkü, gerçekten çok vergi ödüyorsunuz. Günümüzde, vergi vermek kadar, vergi toplamak da zor. Vergi incelemesi ve vergi cezası riski, vergiyi şirketiniz için en pahalı finansman metoduna dönüştürebilir. Oysa ki; deneyimli uzmanlar tarafından yapılan yasal vergi planlaması, şirketinizden sağladığınız kazanç ve kar paylarının katlanmasına neden olur. Ekonomideki kaynak yaratma sıkıntısı hem Hazine'yi hem de birer girişimci olan vergi mükelleflerini zorluyor. Vergi kanunlarla konulup, alındığına göre, şirketlerin vergi kanunları karşısında iyi, dogru ve yasal pozisyon almaları üzerlerindeki vergi yükünü ve vergi risklerini azaltmalarını sağlar. Şirketlerin üzerlerindeki vergi yükünü dikkate alarak bir vergi politikası üretip, izlemeleri gerekir. Bu bakımdan şirketlerin her yılın sonunda kar-kazanç-vergi hesaplamak yerine, gelecek yılların faaliyetlerini ve üzerlerindeki vergi yükünü ve riskini önceden hesaplayabilmeleri, ciddi ve esnek vergi planlamaları yaparak, kurumsal bir vergi politikası izlemeleri ve yasal vergi tasarrrufu haklarını sonuna kadar kullanmaları gerekir. Yasal sınırlar çerçevesinde, şirketinizin faaliyetlerinin ve her bir ana faaliyetin vergi mevzuatı (kanunlar, tebliğler, iç genelgeler, karanameler, muktezalar, içtihadlar) karşısındaki durumunun tespit edilmesi, değerlendirilmesi dolayısıyla da şirket faaliyetleri için yasalarla belirlenmiş vergi avantajlarından yararlanılması ve yasal vergi tasarrufunda bulunulması şirketlerin vergi riskini ve vergi yükünü azaltır, kendi faaliyetlerine daha fazla kaynak ayırabilmelerine imkan sağlar. Kanunlara aykırı olarak, şirketin ve ortakların ödemesi gereken vergiden daha az vergi ödemesi ne kadar riskli ve zarar doğurucu ise, kanuni olarak ödemesi gereken vergiden daha fazla vergi ödemesi de o kadar gereksizdir ve sirket kaynaklarının israfıdır. Bu durumu gören yöneticilerin, vergi planlamasi ve vergi politikasının muhasebecilikten çok daha fazlasını ifade ettiğini anlamaları gerekir. Türkiye’de vergi planlaması; şirketlerdeki zihniyet değişiminin ve modern işletmecilik anlayışının somut bir göstergesidir. MALİ ANALİZŞirketiniz sağlıklı bir mali yapıya sahip mi? Gerçek mali riskleriniz nelerdir? Nasıl minimize edilebilir? Ne yapmalısınız? Şirketinizin mali yapısının sıhhatinin analizi, geniş ve kapsamlı-mukayeseli rasyo analizi, detaylı ve mukayeseli mali tablo analizleri, açıklamaları, sorunlar ve alternatif çözüm önerileri, şirketinizin gelecek yıllar için mali performansının belirlenmesi, şirketinizin finansman, karlılık, sabit kıymet, optimal stok, sermaye yapılarının analizi, işletme sermayesi ihtiyacının tespiti, mali riskler, risk analizleri, başabas noktası analizleri, Du Pont analizi, şirketinizin bugünkü değeri gibi şirketiniz ve faaliyetleriniz ile ilgili bilmek, izlemek ve uygun politika oluşturma zorunda olduğunuz konuları kapsar. Vadeli mal satmakta olduğunuz müşterilerinizin, bayilerinizin, dağıtım ağınızdakilerin teminatlarının yeterli olup olmadığı, mali durumları ve geri ödeme güçlerinin ölçülüp, izlenmesi mali analiz yoluyla mümkündür. Sözkonusu hizmetimizin kapsamı; şirketinize 'check-up' uygulaması olarak genişletilebilmektedir.
SWOT ANALİZİŞirketinizin zayıf ve güçlü yanlarının, Türkiye'de ve uluslararası piyasalarda karşı karşıya bulunduğu imkanların ve firsatların detaylı olarak analizi, şirketinizin faaliyette bulunduğu endüstri veya sektörün durumunun ve sektör içindeki yerinin, politikalarının, avantaj ve dezavantajlarının, rekabet ve risk unsurlarının analizi, değerlendirilmesi ve zaafları fırsatlara dönüştürebilecek uygun politikalar önerilmesi, şirketinizin finansman, pazarlama-satış, muhasebe, personel, planlama-bütçeleme-analiz-değerlendirme, üretim, denetim ve kontrol faaliyetlerinden birinin veya hepsinin analizi, değerlendirilmesi, sağlıksız olanların iyileştirilmesi için uygulamaya yönelik öneriler, zaaflarınızı firsatlara dönüştürme, şirketinizin sektör içindeki konumu, PEST analizi gibi konuları kapsar.
FİZİBİLİTE VE İŞ PLANI HAZIRLANMASIYapmayı planladığınız yatırımın iktisadi, teknik ve finansal olabilirliğinin, karlılığının uluslararası standardlara uygun olarak, ciddi ve kapsamlı biçimde araştırılması, analizi ve tespiti, uluslararası standardlarda fizibilite raporu ve/veya iş planı hazırlanması, şirketinizi tamamen veya hisse ya da varlık bazında satmak istediğinizde satış değerinin ve fiyatının belirlenmesi, elden çıkarma fizibilitesi hazırlanması, satın almak istediginiz şirketin veya sirket ortaklık hisselerinin ya da varlıkların alım yönteminin, optimal alım bedelinin tespiti, özellestirme yoluyla satın almak istediğiniz yatırımın satın alınmasının yaratacağı sinrji, fizibilitesi, gerekliliği veya gereksizliği, hangi fiyattan satın alınması gerektiğinin tespiti, uygun strateji oluşturulması, yabancı yatırımcılarla ortak yatırımlar, yatırım projeleri, iş ortaklıği veya konsorsiyum oluşturulması gibi konularda danışmanlık,
DENETİM HİZMETLERI Denetim hizmetleri; audit, “due diligence”, muhasebe ve vergi denetimi, şirket içindeki bir usulsüzlüğün denetimi, vergi ve ceza hukukunun kesişim noktalarındaki işlemlerin araştırılması ve sonuçlandırılması gibi konuları kapsar. Vergi denetimi ve tam tasdik hizmetlerimizin kapsamına kısaca asağıda yer verilmektedir: - Cari yılda tutulan kanuni defter belgelere yapılan muhasebe kayıtlarının aylık ziyaretler sırasında kontrolü, kayıtların doğru yapılıp yapılmadığının, vergi kaybına neden olup olmadığının denetlenmesi, tespit edilmesi ve hatalı kayıtların düzeltilmesi,
- Yıl içinde düzenlenerek vergi dairesine ve SGK’ya verilecek olan KDV beyannameleri, muhtasar beyannameler, geçici vergi beyannameleri ile SSK bildirgelerinin kayıtlara uygun ve dogru olarak düzenlenip düzenlenmedigini kontrol etmek,
- Aylık beyanname ve bildirgelerin dogrulugunun tespiti ve onaylanması,
- Yıl sonunda alıcılar, satıcılar ve bankalar ile hesap mutabakatlarının sağlanması, kontrolü,
- Yıl içinde satın alınan mal ve hizmetlere ilişkin faturaları düzenleyen firmalar nezdinde karşıt incelemeler yapılması, faturaların sorunlu, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı vesika (naylon fatura) olup olmadığının veya satıcıların adlarının böyle bir soruna karışıp karısmadığının tespit edilmesi, alt firmanın şirketinizden tahsil ettigi KDV’lerini vergi dairesine beyan edip etmediğinin tespit edilmesi, alt firmanın vergi ile ilgili ödevlerini gereği gibi yerine getirmemiş olmasından dolayı şirketinizin bir sorun ile karşılaşmasının önüne geçilmesi,
- Dönem sonu işlemlerinizin (amortisman ayırma, gider kısıtlaması, reeskont, değerleme, karşılık ayırma gibi) mali mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığının denetlenmesi ve uygunluğun saglanması,
- Dönem karınızın doğru hesaplanıp hesaplanmadığının ve geçici vergi ve kurumlar vergisi beyannamesinin doğru düzenlenip düzenlenmediginin kontrolü,
- İslemleriniz ile ilgili olarak vergi daireleri veya diğer kurum ve kuruluslardan istenebilecek izahatların yapılmasına yardımcı olmak, gerekirse bizzat görüşmelere katılıp izahat vermek,
- Denetim ve kontroller sırasında ortaya çıkan soru ve sorunlarla ilgili olarak müşavirlik,
- Tam Tasdik yaptıran şirketlerin defter ve belgeleri vergi daireleri ve kamu kurum ve kuruluşları bakımından incelenmiş sayılır.
Türkiye'deki denetim ve tasdik hizmetlerimize başlıklar halinde, aşağıda yer verilmektedir:
- Tam tasdik
- Gelir vergisi işlemleri
- Kurumlar vergisi işlemleri
- Katma değer vergisi işlemleri
- Transfer fiyatlandırması işlemleri
- Veraset ve intikal vergisi işlemleri, servet incelemeleri
- Teşvik, indirim, istisna ve muafiyetler
- Vergi erteleme ve taksitlendirme işlemleri
- Enflasyon düzeltmesi ve düzeltme farklarının tabi tutulacağı işlemler
- Katma deger vergisi iadeleri
- Yatırım teşvik uygulaması
- Yatırım teşvik belgesi kapama işlemleri
- İhracatı teşvik uygulaması
- Stok değerlemesi
- İstirak kazançları
- Yedek akçe tespit işlemleri
- Kredilere ilişkin tespit işlemleri
- Sermaye tepit işlemleri
- Radyo Televizyon Üst Kurulu paylarının ödenmesi işlemleri
- SGK ilişiksizlik belgesi işlemleri
- İlaç fiyatlari tespit ve değerlendirme işlemleri
MALİ MÜŞAVİRLİKMali Müşavirlik hizmetlerimiz; kısaca; sosyal güvenlik, SSK, iş hukuku, muhasebe ve vergi ile ilgili sorulara cevap verilmesi, sorunlara alternatif çözümler önerilmesi, kritik önemdeki bir yatırımınızın vergi karşısındaki durumunun analiz edilmesi, vergi incelemesinde temsil, görüşmelere katılma, sorular için gerekli izahatların yapılması, vergi uzlaşmasında temsil, vergi uzlaşma görüşmelerine katılma, vergi mahkemelerinde açılacak dava dilekçelerinin hazırlanması, vergi dairesinin cevabına cevap verilmesi, temyiz dilekçeleri hazırlanması, risk minimizasyonu ve mali sorunların çözümlenmesi gibi konuları kapsar: - Türkiye'de Vergi Mevzuatı, SGK, iş hukuku konusunda şirketinize danışmanlık hizmeti sunulması,
- Şirketinizi ilgilendiren önemli mevzuat değişiklikleri, önemli yargı kararları ve muktezalar konusunda, muhasebe departmanınıza bilgilendirme notları göndererek şirketinizin mali mevzuattaki önemli ve ilgili değişikliklerden haberdar edilmesi,
- Vergi mevzuatı konusunda karşılaştığınız soru ve sorunlar ile ilgili olarak, şirketinize bilgi ve alternatif çözüm önerileri sunulması,
- Şirketinizin vergi ihtilafina düşmesi halinde, uzlaşma imkan, prosedürleri konusunda temsil ve danışmanlık,
- Şirketiniz hakkında vergi incelemesi yapılması halinde, vergi inceleme elemanlarına gerekli, makul, kabul edilebilir izahatların yapılması, şirketinizin temsil edilmesi, görüşmelere birlikte katılım, vergi inceleme müşavirliği,
- Şirketinizin üçüncü kişilerle düzenleyeceği sözleşmelerin vergi mevzuatı ve vergi hak ve yükümlülükleriniz bakımından incelenerek görüş bildirilmesi,
- Mali mevzuat konusunda personelinize hizmet içi eğitim desteği,
- Şirketinizin vergi ve mali mevzuat karşısındaki konumuna, hak ve yükümlülüklerinize ilişkin olarak müşavirlik,
- Şirket birleşmeleri, bölünme, şirket satın alma, yatırım projesi, iştirak politikası, yurt dışı işler, transfer fiyatlandırması, yararlanabileceğiniz yatırım-vergi-ihracat teşvikleri gibi konularda danışmanlık.
VERGİ DAVALARI VE UYUŞMAZLIKLARI Vergi incelemeleri ve vergi uyuşmazlıkları mükellefler için genellikle istenmeyen ve can sıkıcı olduğu kadar risk taşıyan işlemlerdir. GRANIT vergi incelemeleri, vergi uzlaşmaları ve vergi davaları konusunda uzman ve deneyimli kadrosuyla vergi inceleme müşavirliği ve vergi dava dilekçe ve dosyalarınızın hazırlanması konusunda ihtisas sahibidir. GRANIT'in vergi yargısı için müşavirliğini yaptığı şirketler, kuruluş yılı olan 1997 yılından bugüne kadar vergi yargısındaki tüm davalarını kazanmışlardır. Şİrketİnİze Özel Vergİ PlanlamasiŞirketinizin faaliyetlerine ve mevzuata uygun olarak hangi vergilerden nasıl tasarruf edebileceğine ve vergi riskinizi nasıl minimize edebileceğinize ilişkin uygulamaya yönelik, somut ve kapsamlı yasal vergi planlaması yapılması, kalıcı, yasal vergi politikası oluşturulması,
Sİrket KuruluŞlari, TeŞvİk ve Yabanci Sermaye UygulamasiŞirket kurulması, vergi, yatırım ve ihracatı teşvik uygulamaları, ihracatı teşvik uygulamaları, dahilde işleme izin rejimi, yabancı sermaye uygulamaları, DİĞer Malİ DaniŞmanlik Hİzmetlerİmİz- Vergi danışmanlığı
- Vergi planlaması
- İlgili mali mevzuat değisikliklerini bildirmek ve vergi mevzuatı bilgi notları gönderilmesi
- Vergi incelemesi görüşmelerine katılmak, savunma yapmak, vergi inceleme danışmanlığı
- Vergi uzlaşma görüşmelerine katılmak ve temsil
- Vergi mahkemeleri ve Danıştay nezdindeki vergi dava ve ihtilaf dilekçelerinin hazırlanması
- Şirket kurulması ve modern bir işletme olarak faaliyette bulunulması için gerekli altyapının hazırlanması
- Maliyet, yönetim ve enflasyon muhasebesi dahil, muhasebe planı ve sistemlerinin kurulması, uygulanması ve gelistirilmesi
- Uluslararasi çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarından doğan hak ve yükümlülükler, uygulama imkan ve koşulları
- Yabancı sermaye yatırım ve girişleri, sermaye ve kar transferleri, optimal uluslararası vergilendirme
- Mali analiz, fizibilite raporları hazırlanması ve yatırım projelerinin değerlendirilmesi
- Hakemlik, Bilirkişilik
- Şirketlerin tasfiyesi
- Şirketlerin vergiye tabi olmadan birleşmesi veya bölünmesi
- Şirketlerin değerlemesi,
ÖZEL NİTELİKLİ HİZMETLERTürkiye'de yararlanabileceğiniz özel nitelikli danışmanlık hizmetlerimiz: - Yabancı yatırımcılar veya şirketler ile ortaklık, joint ventures (JV)
- Piyasa araştırmaları, ithalat ve ihracat piyasaları, yurt dışından temsilcilik, distribütörlük imkanları
- Holdingleşme (planlama ve uygulama koordinasyon)
- Hisselerin halka arzedilmesine iliskin müracaat öncesindeki hazırlık çalışmalarının koordinasyonu
- Bayilik, distribütörlük, franchising, satış, pazarlama, tahsilat sistemi kurulması
KÜRESEL KRİZ DÖNEMİNDE ŞİRKET YÖNETİM POLİTİKALARI Şirketlerde 'kriz yönetimi' sözü kulağa hoş geliyor. Ancak; şirket ortaklarına ve yöneticilerine öncelikle şu soruyu soruyoruz: Şirketiniz mi krizi yönetiyor? Yoksa, küresel mali kriz mi şirketinizi yönetiyor? Ne kadar? Nereye kadar? Aslında dünya aynı sorunları konuşuyor ve benzeri sorunlara çözümler arıyor. Türkiye’de işgücü maliyeti ve çevre yatırımları için sağlanan esneklikler dolayısıyla çevre maliyetleri düşük olmakla birlikte, enerji ve ulaşım maliyetleri hala yüksek ve TL’nin değer kaybı ithal girdiler ile ithal malların fiyatlarının artmasına neden oluyor. Tüketici kredilerindeki ve tüketim eğilimindeki azalma da tüketim kalıplarını ve tüketici tercihlerini değiştiriyor, başta alış-veriş merkezleri, süpermarketler, tüketim malları tedarikçileri ve perakende sektörünü zorluyor. Karları düşüren fiyat indirimleri ve satış promosyonları sektörün canlanması için yetersiz kalıyor. Sorunlar zinciri; toptancılar üzerinden üreticilere, üreticiler üzerinden de tedaikçilere kadar uzanıyor. Talebi canlandırmanın en önemli araçlarından biri olan reklamın ve reklam harcamalarının pazarlama faaliyetleri içindeki önemi azalıyor. Şirketler kriz ortamında reklam harcamalarında kısmen kısıntı yapmayı tercih ediyor. Küresel mali kriz; alıcı ve satıcı sarmalı içinde adeta bir domino etkisi ile yavaş yavaş şirketlerin alım, satım, üretim, tahsilat, ödeme, istihdam güçlerini, imkanlarını, piyasa konumlarını, karlılıklarını, mali/nakit durumlarını, rekabet güçlerini olumsuz olarak etkiliyor. Durumları ve işleri bugün için iyi olan şirketler dahi dışarıdan dalga dalga gelen bu olumsuz koşul ve etkilere karşı stratejik tedbirler alıp, direnmeye çalışıyorlar. Bu tedbirlerin doğruluğundan ve uygulanabilirliğinden, en iyi çözüm olacağından veya varolan iyimserliklerin haklılığından ne kadar emin olunabilir? Küresel mali krizin derinliğini, süresini ve etki alanlarını biliyor musunuz? Dünya uygulamalarına baktığımızda; şirketlerin işletme sermayelerini artırmak, personel çıkarmak, genel yönetim giderlerini azaltmak, üretim maliyetlerini düşürmek, iş süreçlerini iyileştirmek ve verimlilik artışları sağlamak, alım-satım sözleşmelerini gözden geçirmek, yatırımları durdurmak, çevre ve sosyal sorumluluklar ile ilgili maliyetlerini azaltmak, Ar-Ge çalışmalarını nispeten yavaşlatmak, borçları yeniden yapılandırmak, faaliyetleri geçici durdurmak, kapasite ve stok ayarlamaları yapmak, rasyonel hareket etmek, yeniden yapılandırma, hükümetlerin sağladıkları her türden destek ve teşviklerden en iyi biçimde yararlanmak gibi politikalar izlediklerini, bazı şirketlerin de krizden karlı çıkmak gibi iyimser bir beklenti içinde olduklarını gözlemliyoruz. Ancak, buna rağmen, her gün yeni şirketler riski daha fazla hissediyor, zor duruma düşüyor, bazıları iflas bayrağı çekiyor. Dünyaya baktığımızda; bir çok dev şirketin dahi “can pazarında” olduğunu görüyoruz. Neden? Her şirketin durumu, mali yapısı, piyasa konumu, rekabet gücü farklı olduğu için kısa, orta ve uzun dönemdeki politikaları da doğal olarak farklı olmalıdır. Ancak, şirket ortaklarına mutlaka optimal bir “exit” stratejisi oluşturmalarını ve dikkate almalarını öneriyoruz. Gerekli olduğu halde; zamanında düşünemedikleri, zamanında uygulayamadıkları bir “exit” stratejisi için ileride çok üzülebileceklerini hatırlatmak isteriz. Piyasadaki iş adamları daha kötüyü tercih etmezler! Dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de şirket satın almaları ve birleşmeleri dönemi başlamış durumda. Kendi markasını, kalitesini yaratmış, uluslararası akreditasyonlara uygun mal ve hizmet üreten şirketler için hala bir çıkış yolu var. Yeter ki vakit kaybedeilmesin ve geç kalınmasın Ayrıntılı bilgi için lütfen temasa geçiniz! BÜYÜK YATIRIM PROJELERİ İÇİN ULUSLARARASI FİNANSMAN Başta enerji, çevre, telekom, inşaat, altyapı projeleri olmak üzere seçkin, ciddi ve büyük ölçekli yatırım projeleri için işbirliği yaptığımız uluslararası yatırım bankaları vasıtasıyla uygun orta ve uzun vadeli yatırım kredisi ve finansman sağlanması. YABANCI ORTAK Sektörünüzde uluslararası iş ve işbirliği yapabileceğiniz, uygun yabancı ortak adaylarının belirlenip, tanıştırılması, görüşmelerin yürütülüp, sonlandırılması. Hizmetimiz; sadece orta ve büyük boy işletmelere uygundur. TPA and GRANIT YMM Türkiye'de Transfer Fiyatları Hizmetleri ve raporları Konusunda İşbirliği Yapıyor GRANIT YMM; transfer fiyatlandırması konusunda dünyanın önde gelen uzmanlık şirketlerinden TPA Associates ile işbirliği yapmaktadır. Transfer Fiyatlandırması; özel ihtisas ve özen gösterilmesi gereken, buna karşılık uygulamada çok da bilinmeyen önemli bir konu. Mükelleflerin gereksiz yere cezalı işlemler ile muhatap olmaması için aşağıda özet olarak yer verilen hususları dikkate almaları gerekir:
İlgili Mevzuat 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı’nı düzenleyen 13’üncü maddesi; 01.01.2007 tarihinden itibaren yürürlüğe girdi. Söz konusu maddede yer alan hükümlere ilişkin usuller ise, 2007/12888 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nda belirlendi. Ancak, sözkonusu Bakanlar Kurulu Kararı 06.12.2007 tarih ve 26722 sayılı Resmi Gazete’de yayınlmış olmasına rağmen, 01.01.2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Transfer Fiyatlandırması uygulamasına ilişkin açıklamaların yer aldığı Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Tebliğler de yayınlanarak, konu ve uygulamaya açıklık getirildi. Diğer taraftan, Gelir Vergisi Kanunu’nun 41’inci maddesinde 5615 Sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerle ticari kazanç ve zirai kazanç sahibi gelir vergisi mükellefleri de transfer fiyatlandırması uygulamasına dahil edildi.
5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 13’üncü maddesi hükmüne aşağıda yer verilmektedir:
Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı (1) Kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazanç tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılır. Alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama ve kiraya verme işlemleri, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye, ücret ve benzeri ödemeleri gerektiren işlemler her hal ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir. (2) İlişkili kişi; kurumların kendi ortakları, kurumların veya ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek kişi veya kurum ile idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu ya da nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumları ifade eder. Ortakların eşleri, ortakların veya eşlerinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesi ile aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi hususunun göz önünde bulundurulması suretiyle Bakanlar Kurulunca ilan edilen ülkelerde veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılmış tüm işlemler, ilişkili kişilerle yapılmış sayılır. (3) Emsallere uygunluk ilkesi, ilişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanan fiyat veya bedelin, aralarında böyle bir ilişkinin bulunmaması durumunda oluşacak fiyat veya bedele uygun olmasını ifade eder. Emsallere uygunluk ilkesi doğrultusunda tespit edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kâğıtlar olarak saklanması zorunludur. (4) Kurumlar, ilişkili kişilerle yaptığı işlemlerde uygulayacağı fiyat veya bedelleri, aşağıdaki yöntemlerden işlemin mahiyetine en uygun olanını kullanarak tespit eder: a) Karşılaştırılabilir fiyat yöntemi: Bir mükellefin uygulayacağı emsallere uygun satış fiyatının, karşılaştırılabilir mal veya hizmet alım ya da satımında bulunan ve aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilerin birbirleriyle yaptıkları işlemlerde uygulayacağı piyasa fiyatı ile karşılaştırılarak tespit edilmesini ifade eder. b) Maliyet artı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, ilgili mal veya hizmet maliyetlerinin makul bir brüt kâr oranı kadar artırılması suretiyle hesaplanmasını ifade eder. c) Yeniden satış fiyatı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın, işlem konusu mal veya hizmetlerin aralarında herhangi bir şekilde ilişki bulunmayan gerçek veya tüzel kişilere yeniden satılması halinde uygulanacak fiyattan, makul bir brüt satış kârı düşülerek hesaplanmasını ifade eder. ç) Emsallere uygun fiyata yukarıdaki yöntemlerden herhangi birisi ile ulaşma olanağı yoksa mükellef, işlemlerin mahiyetine uygun olarak kendi belirleyeceği diğer yöntemleri kullanabilir. (5) İlişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım ya da satımında uygulanacak fiyat veya bedelin tespitine ilişkin yöntemler, mükellefin talebi üzerine Maliye Bakanlığı ile anlaşılarak belirlenebilir. Bu şekilde belirlenen yöntem, üç yılı aşmamak üzere anlaşmada tespit edilen süre ve şartlar dahilinde kesinlik taşır. (6) Tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazanç, Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarının uygulamasında, bu maddedeki şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar sayılır. Daha önce yapılan vergilendirme işlemleri, taraf olan mükellefler nezdinde buna göre düzeltilir. Şu kadar ki, bu düzeltmenin yapılması için örtülü kazanç dağıtan kurum adına tarh edilen vergilerin kesinleşmiş ve ödenmiş olması şarttır. (7) Transfer fiyatlandırması ile ilgili usuller Bakanlar Kurulunca belirlenir.
Transfer Fiyatlandırması Nedir? Transfer Fiyatlandırması; ilişkili kişiler arasındaki mal, hizmet ve hakların alım-satımı, kiralanması, istihdam, ödünç para alıp verme, imalat, inşaat gibi işlemlerde uygulanan fiyattır. Bu fiyatın/bedelin keyfi olarak uygulanması veya “manipülasyonu”; işleme taraf olan ilişkili kişilerin gelir, kar veya maliyetlerini, dolayısıyla da vergi matrahlarını değiştirir ve cezalı vergi düzeltmesi yapılmasını gerektirir. Bu nedenle, ilişkili kişiler arasındaki işlemlerin bedellerinin piyasadaki “emsallerine” uygun olarak belirlenmesi kanuni zorunluluktur. Diğer taraftan, uluslararası alanda faaliyet gösteren şirketler için faaliyette bulundukları ülkelerden birinde veya bazılarında transfer fiyatlandırması rejiminin uygulanmaması çifte vergilendirme riskinin artmasına neden olmaktadır.
Transfer fiyatlandırması sorununu önlemek veya olup olmadığını anlamak için; • ilişkili kişilerin tespit edilmesi, • ilişkili kişiler arasında yapılan işlemlerin emsallerine uygun olup olmadığını belirlemek gerekir. Bu, öncelikle mükelleflerin görevidir.
İlişkili Kişiler Hangi Kriterlere Göre Tespit Edilir? • Kurumların kendi ortakları • Kurumların ilgili olduğu gerçek kişi veya kurumlar (üst düzey yöneticiler, temsilciler, tellallar, ticari komisyoncular, denetçiler, iştirakler, bağlı ortaklıklar gibi) • Kurumların ortaklarının ilgili olduğu gerçek kişi veya kurumlar (ortağın ortak olduğu diğer şirketler, ortakların eşleri ve yakın akrabaları gibi) • Kurumların idaresi, denetimi, sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumlar (kontrol edilen yurt içindeki veya yurt dışındaki şirketler, girişimler, grup şirketler, holding şirketler, iş ortaklıkları, konsorsiyumlar, CEO’lar, iştirak zinciri veya bağlı ortaklık zinciri içinde olan şirketler gibi) • Kurumların ortaklarının idaresi, denetimi, sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek kişi veya kurumlar (ortağın ortak olduğu diğer şirketler ve bu şirketlerin diğer ortakları gibi) • Kurumların ortaklarının eşleri, (elbette ki; eşlerle ilgili yukarıda sayılan kurumlar ve gerçek kişiler) • Kurumların ortaklarının veya eşlerinin üstsoyu veya altsoyu üçüncü derece dahil sıhri (kayın) hısısmları ile yansoy hısısmları (elbette ki; eşlerle ilgili yukarıda sayılan kurumlar ve gerçek kişiler) Diyalektik olarak herşey birbiri ile ilgilidir. Ancak, ilgili kişinin vergicilik bakımından anlamı; çok daha sınırlı bir ilgi ve ilişkidir. Vergi inceleme elemanı; emsaline göre düşük bir fiyat/bedel uygulaması belirlediği zaman; alıcı ve satıcı arasında yukarıdaki hukuka uygun, doğrudan veya dolaylı yakın bir ilişki olup olmadığını, işlemin anlaşmalı veya muvazaalı olup olmadığını araştırır. Bu bakımdan iş yapılan kişilerin ilişkili kişi olup olmadığı kadar, ilişkili kişiler arasında uygulanan fiyatın emsaline göre uygun olup olmadığı da önemlidir. Yurt dışındaki ve serbest bölgelerdeki ilişkili kişiler de transfer fiyatladırmasında dikkate alınır.
İlişkili Kişiler Arasında Uygulanan Fiyat Hangi Yöntemlere Göre Tespit Edilebilir? İlişkili kişiler arasında uygulanan fiyatı; emsallerine uygun olarak belirlemek üzere, aşağıdaki yöntemlerden biri kullanılabilir. Ancak, daha önce “emsallerine uygun olmak/olmamak” ne demektir? Emsaline uygunluk ilkesi; ilişkili kişilerle yapılan işlemlerin ve bu işlemlerde uygulanan fiyat veya bedelin ya da değerlemenin; ilişkisiz kişilerle yapılan işlemlere ve bu işlemlerde uygulanan fiyat veya bedele ya da değerlemeye uygun olması gerekliliğidir. Kısacası; ilişkili kişilerle ve ilişkili olmayan (bağımsız) kişilerle yapılan işlemlerin birbirine uygun olarak yapılmasıdır. Sözkonusu uygunluğun olup olmadığı araştırılırken veya işlemler mukayese edilirken; “fonksiyon analizi” denilen bir yöntem uygulanır ki; bu yönteme göre; işlemlere taraf olanların; fonksiyonları, riskleri, kullandıkları varlıklar dikkate alınarak mukayese yapılır. Zira; piyasalarda risk ve getiri doğru orantılıdır.
Karşılaştırılabilir Fiyat Yöntemine Göre TF Hesaplanması Bir mükellefin uygulamak zorunda olduğu emsallerine uygun satış fiyatı ve bedelinin, değerinin; aynı faaliyet konusunda faaliyette bulunan diğer kişilerin ilişkisiz nitelikteki kişilerle olan karşılaştırılabilir nitelikteki işlemlerine uyguladıkları satış fiyatı ve bedeline veya değerine (piyasa fiyatına) uygun olmasıdır. örneğin; ilişkisiz kişilere uyguladığınız fiyat ve bedellerin ilişkili kişilere de uygulanması ve ayrıca rakip firmaların ilişkisiz kişilere uygulamakta oldukları fiyat ve bedelleri sizin kendi ilişkili kişilerinize uygulamanız “karşılaştırılabilir fiyat metodu”nun uygulanması anlamına gelir. Görüldüğü gibi; karşılaştırılabilir fiyat metodu; “iç emsaller ile karşılaştırmak” ve “dış emsaller ile karşılaştırmak” anlamına gelir. Bu yöntemin uygulanması sırasında; ürünün kalitesi, garanti süresi, teslim süresi, ödeme vadesi, işlem tarihi, sipariş miktarı, sipariş üzerine teslim, stok politikası, piyasa özellikleri, rakip mallar, döviz kuru riski, yeni ürün ve piyasaya giriş gibi hususlar dikkate alınmalıdır.
Maliyet Artı Yöntemine Göre TF Hesaplanması Emsallere uygun fiyatın; mal veya hizmetin maliyet bedeline (doğrudan ve dolaylı maliyetlere) makul bir brüt kar marjı uygulanarak ve bu kar marjını standard hale getirilerek belirlenmesini ifade eder. Daha ziyade üretim firmaları için uygun olan bu metod; holding veya grupiçi mal veya hizmet alış-verişleri olan mükellefler için bir kolaylıktır. Maliyet Artı metodunun uygulanması; brüt kar oranlarına göre karşılaştırma yapılarak emsallere uygun fiyat veya bedelin, değerin tespit edilmesi anlamına gelir. Dolayısıyla, bu metodu uygularken; karşılaştırılabilir fiyat metodunda olduğu gibi brüt kar marjlarını “iç emsaller ile karşılaştırmak” ve “dış emsaller ile karşılaştırmak” gerekir. Bu yöntemi uygulamak isteyen mükelleflerin; maliyet yapılarının tutarlı ve istikrarlı olması, muhtemelen maliyet muhasebesi uygulamaları, maliyetlerinin keyfi olarak “şişirilmemiş” olması da önem taşır.
Yeniden Satış Fiyatı Yöntemine Göre TF Hesaplanması Emsallere uygun fiyatın; mal veya hizmetin ilişkili kişi olmayan kişilere yeniden satış yapması için satılması halinde, uygulanacak fiyattan makul bir brüt kar oranı düşülerek yapılması suretiyle hesaplanmasıdır. Satılan mal veya hizmetin yeniden satış yapması için pazarlama ve satış firmalarına teslim edilmesi halinde uygulanabilir bir yöntem olup, alıcının paketleme, etiketleme, küçük çaplı modifikasyonlar yapması mal veya hizmetin değerini artırıcı işlem olarak kabul görmez. Bu yöntemin uygulanması halinde de iç emsal, dış emsal tutarlılığına dikkat edilmesi gerekir.
Diğer Yöntemlere Göre TF Hesaplanması Emsallere uygun fiyata; yukarıdaki yöntemlerden biri ile ulaşma olanağı yoksa, mükellef işlemlerin gerçek mahiyetine uygun olarak kendi belirleyeceği yöntemleri kullanabilir. Örneğin; İşleme dayalı kar bölüşüm yöntemi: İlişkili kişilerle alım-satım zinciri içinde oluşan karın; tarafların önceden belirlenmiş katkılarına ve risklerine uygun olarak taraflar arasında paylaşılması esasına göre emsallere uygun fiyatın hesaplanmasıdır. İşleme dayalı net kar marjı yöntemi: Emsallere uygun fiyatın hesaplanmasında; brüt kar marjı (örneğin maliyet artı yönteminde) yerine net kar marjının kullanılmasıdır. Peşin/Önceden fiyatlandırma anlaşması yöntemi: İlişkili kişilerle yapılan mal veya hizmet alım-satımında uygulanacak fiyatın mükellefin talebi üzerine Maliye Bakanlığı ile birlikte ve üç yıllık bir protokole bağlanarak belirlenmesidir.
Transfer Fiyatlandırması Uygulamasında Tevsik, Özel Form İle Beyan ve Özel Tevsik Raporu
1) Tevsik ve Saklama Zorunluluğu 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13’üncü maddesine göre; emsallere uygunluk ilkesi doğrultusunda tespit edilen fiyat veya bedellere ilişkin hesaplamalara ait tüm kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kağıtlar olarak saklanması zorunludur. Bu hesaplama ve belgeler, aynı zamanda, İlişkili kişilerle yapılan işlemlere uygulanan fiyat veya bedellerin tespit yöntemi ve makul seçilme gerekçelerini açıklayan en önemli bilgi ve belgelerdir. Transfer Fiyatlandırması kapsamında tevsik zorunluluğu olan işlemlere ile saklama zorunluluğu olan belgelere ve bunlarla ilgili konu başlıklarına aşağıda yer verilmektedir. Mükelleflere, ilgisine göre, aşağıdaki hususları içeren bir Transfer Fiyatlandırması dosyası oluşturup, saklamalarını öneririz: • İlişkili kişilerin tespit edilmesi ile ilgili belgeler, • İlişkili kişilerle yapılan işlemleri, mal veya hizmet alımı veya satımı, borç alıp verme, kiralama ve kiraya verme, ücret, gider paylaşımı, hisse alım satımı, varlık bazında alım-satım gibi işlemlerin (talep, sipariş, mektup, sözleşme, EFT vb ile) tevsik edilmesi, • İlişkili kişilerle yapılan işlemlerde uygulanan transfer fiyatının hesaplanması ve hesaplama yönteminin gerekçeleri, • İlişkili olmayan kişilerle yapılan benzer işlemlerde uygulanan bedellerin tespit ve tevsik edilmesi, • İlişkili kişilerle ve ilişkili olmayan kişilerle yapılan benzer/karşılaştırılabilir işlemlerde uygulanan fiyat veya bedellerin mukayese edilmesi, varsa farkların tespit ve tevsik edilmesi, • Mukayese sonucunda varsa bulunan farkların emsallere uygunluk, fonksiyon analizi, risk faktörü vb çerçevesinde analiz edilmesi, iç ve dış emsallere uygunluk araştırması yapılması ve makul izahların yapılması, • Varsa, ilişkili kişilerle yapılan işlemlerin düzeltilmesinin tevsik edilmesi, • Mükellefin faaliyetlerinin tanımı, organizasyon yapısı (merkez, şube) ve ortakları, sermaye yapısı, içinde bulunduğu sektör, ekonomik ve hukuki geçmişi hakkında özet bilgiler, ilişkili kişilerin tanımı (vergi kimlik numaraları, adresleri, telefon numaraları vb.) ve bu kişiler arasındaki ilişkilere ilişkin belge ve bilgiler • Üstlenilen işlevleri, sahip olunan riskleri ve kullanılan varlıkları içeren tüm belge ve bilgiler, • İşlem konusu yıla ilişkin ürün fiyat listeleri, • İşlem konusu yıla ilişkin üretim maliyetleri, • Yıl içinde ilişkili ve ilişkisiz kişilerle yapılan işlemlerin miktarı ile fatura, dekont ve benzeri belgeler, • Yıl içinde ilişkili kişilerle yapılan tüm sözleşme örnekleri (damga vergisi ödenmiş olarak) • İlişkili kişilere ait özet mali tablolar, • İlişkili kişiler arasındaki işlemlere uygulanan şirket içi fiyatlandırma politikası, • İlişkili kişiler tarafından farklı muhasebe standartları ve yöntemleri kullanılıyor ise bunlara ilişkin bilgi, • Gayri maddi varlıkların mülkiyetine ve alınan veya ödenen gayri maddi hak bedellerine ilişkin bilgi, • Kullanılan transfer fiyatlandırması yönteminin seçilme nedeni ve uygulanmasına ilişkin bilgi ve belgeler (iç ve/veya dış emsaller, karşılaştırılabilirlik analizi), • Emsallere uygun fiyat ya da kâr marjının saptanmasında kullanılan hesaplamalar ve yapılan varsayımlara ilişkin ayrıntılı bilgiler, • Belli bir emsal fiyat aralığı tespit edilmişse, bu aralığın tespitinde kullanılan yöntem, • Emsal fiyatın tespit edilmesi için gerekli diğer belgeler.
Yukarıdaki bilgi ve belgelerin yabancı dilde yazılmış olmaları halinde, bunların Türkçe çevirilerinin de ibraz edilmesi zorunludur. 2) Yıllık Beyannamenin Ekinde Özel Form Doldurulması Mükelleflerin ilişkili kişilerle yıl içinde yaptıkları tüm mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerini göstermek üzere; “TRANSFER FİYATLANDIRMASI, KONTROL EDİLEN YABANCI KURUM ve ÖRTÜLÜ SERMAYEYE İLİŞKİN FORM”u doldurmaları ve kurumlar vergisi beyannamesi ekinde, bağlı bulundukları vergi dairesine göndermeleri gerekmektedir.
Söz konusu form üç ana bölümden oluşmaktadır: -Transfer Fiyatlandırması -Kontrol Edilen Yabancı Kurum Kazancı -Örtülü Sermayeye İlişkin İşlemler Formda yer alan işlemlerin bir veya bir kaçının bulunması halinde sadece mevcut bulunan işleme ilişkin kısım doldurulur. Sözkonusu işlemlerin hiç birinin bulunmaması halinde ise, form doldurulmaz.
3) Yıllık Transfer Fiyatlandırması Tevsik Raporu a) Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığına Bağlı Mükellefler Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’na bağlı Kurumlar vergisi mükelleflerinin tamamının, 2007 yılı ve izleyen yıllar içindeki ilişkili kişilerle yaptığı yurt içi ve yurt dışı işlemlerine ilişkin olarak, kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresine kadar “YILLIK TRANSFER FİYATLANDIRMASI RAPORU” hazırlamaları ve istenmesi halinde, Mali İdare’ye veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara ibraz etmeleri zorunludur.
b) Diğer Kurumlar Vergisi Mükellefleri Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nda kayıtlı mükellefler dışında kalan kurumlar vergisi mükelleflerinin 2007 yılı ve izleyen yıllar içindeki ilişkili kişilerle yaptığı yurt içi ve yurt dışı işlemlerine ilişkin olarak, kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresine kadar “YILLIK TRANSFER FİYATLANDIRMASI RAPORU” hazırlamaları ve istenmesi halinde, Mali İdare’ye veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara ibraz etmeleri zorunludur. Öte yandan, yukarıda belirtilen Yıllık Transfer Fiyatlandırması Raporunu hazırlamak zorunda olan kurumlar vergisi mükelleflerinin istihdam ilişkisi içinde bulunmaları nedeniyle ilişkili kişi sayılanlarla yaptığı işlemlere ilişkin bilgi ve belgelere düzenlenecek raporda yer vermelerine gerek bulunmamaktadır. Ancak söz konusu bilgi ve belgelerin istenmesi durumunda Mali İdare'ye veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara ibraz edilmesi zorunluluktur. Gelir vergisi mükelleflerinin rapor yükümlülüğü bulunmamaktadır. 4) Yıllık Transfer Fiyatlandırması Tevsik Raporu Dispozisyonu Yıllık transfer fiyatlandırması tevsik raporunun içeriği; yukarıdaki Tevsik ve Saklama Zorunluluğu başlıklı bölümde belirtilmiş olmakla birlikte, raporun istenilen standardlara uygun olması için dizpozisyonuna aşağıda yer verilmektedir: YILLIK TRANSFER FİYATLANDIRMASI RAPORU DİSPOZİSYONU
I- GENEL BİLGİLER Yıllık transfer fiyatlandırması raporu düzenlenen mükellefin; Faaliyet alanı, Gerçekleştirilen işlevler, Üstlendikleri riskler, Sahip oldukları varlıklar, Ekonomik koşullar, Pazar koşulları İş stratejileri
II- İLİŞKİLİ KİŞİLER HAKKINDAKİ BİLGİLER Mükellefle işlemler gerçekleştiren ilişkili kişilerin; Vergi kimlik numaraları, Adresleri, Telefon numaraları Faaliyet alanı, Ekonomik koşulları, Pazar koşulları, Yasal düzenlemeleri, İş stratejileri, Gerçekleştirdiği işlevler, Üstlendikleri riskler, Sahip oldukları varlıklar
III- İLİŞKİLİ KİŞİLER ARASINDAKİ İŞLEMİN AYRINTILARINA İLİŞKİN BİLGİLER İlişkili kişiler arasında gerçekleşen tüm işlemlere ve sözleşmelere ait ayrıntılı bilgiler IV- TRANSFER FİYATLANDIRMASI ANALİZLERİNE İLİŞKİN BİLGİLER Karşılaştırılabilirlik analizine ilişkin ayrıntılar Karşılaştırılabilir işlemlerin seçiminde kullanılan kıstaslar, Karşılaştırılabilirliğin tespitinde düzeltim yapılmış ise buna ilişkin ayrıntılı bilgiler, Kullanılan transfer fiyatlandırması yönteminin diğer yöntemlerle karşılaştırılarak bu yöntemin kullanılma gerekçeleri, Kullanılan yöntemin en uygun yöntem olduğuna ilişkin bilgi, belge ve hesaplamalar, Emsallere uygun fiyat/bedel veya kâr marjının saptanmasında kullanılan hesaplamalara ilişkin ayrıntılı bilgiler, Emsal fiyat aralığı tespit edilmiş ise bu aralığa ilişkin hesaplamaları içeren ayrıntılı bilgiler, V- SONUÇ Raporda ele alınan işlemlerin kısaca açıklanması ve kullanılan analiz ve yöntemlerin ortaya konulması
GRANİT YMM çokuluslu şirketlerin, holding şirketlerin ve grup şirketlerinin, uluslararası iş yapan şirketlerin Transfer Fiyatlandırması sorunlarının çözümü için dünyanın önde gelen global transfer fiyatlandırması ve değerleme hizmetleri sunan, 25 ülkede ofisleri bulunan Transfer Pricing Associates ile işbirliği yapmaktadır. Detaylı bilgi için İngilizce web sitemizin “Services” bölümünü ziyaret ediniz.Ayrıntılı bilgi için doğrudan şirket ortaklarımız ile temasa geçebilirsiniz. Ücretlilerden Fazladan Alınmış Vergilerin Ücretlilere İade Edilmesi Maliye Bakanlığı 5479 Sayılı Kanun ile 01.01.2006 tarihinden itibaren, ücretliler için uygulanan gelir vergisi tarifesini ve oranlarını yürürlükten kaldırarak, türü (ücret, ticari, kazanç, kira, faiz vs) ne olursa olsun gelirlerin tek tarifeye bağlı olarak vergilendirilmesini düzenlemiş, böylece, ücretlilerden daha yüksek oranda ve tutarda vergi tevkifatı yapılmaya başlanmıştır. Ancak, ücret gelirleri ve bordro üzerinden tevkifat yoluyla daha düşük tarife ve oranlarda vergi alınması zorunluluk olduğu için, 5479 Sayılı Kanunun Anayasamıza aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi nezdinde dava açılmıştır.
Anayasa Mahkemesi Ücretliler Lehine Karar Verdi! Anayasa Mahkemesi 08.01.2010 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 15 Ekim 2009 tarihli kararı ile 5479 Sayılı Kanun ile ücretlilerin vergilendirilmesine yönelik olarak yapılan adaletsiz düzenlemeyi iptal etmiştir. İptal kararına göre özetle; “ücretliler için en üst gelir vergisi oranının; %35 olarak uygulanması Anayasamıza aykırıdır ve ücretlerin vergilendirilmesinde en üst gelir vergisi oranının %27 olarak uygulanması gerekir.” Anayasa Mahkemesi Kararları resmi gazetede yayınlandıkları tarihten itibaren 6 ay sonra yürülüğe gireceğinden, Maliye Bakanlığı’nın açıklamasına göre, aksine bir düzenleme yapılmadıkça, ücretler üzerinden Temmuz 2010 dönemine kadar %35 oranında tevkifat yapılmaya (Anayasaya aykırı haksızlığa) devam edilecektir. Şirketler bu haksızlığı; sadece Ocak-Temmuz 2010 dönemleri için ihtirazi kayıtla muhtasar beyanname vererek ve dava açma sürelerini geçirmemek şartıyla telafi edebilir. ANCAK;
Ücretliler; Fazladan Kesilmiş Vergileri İade Alır! Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonucunda; 01.01.2006 tarihinden itibaren, ücretli olup da ücretleri, ikramiyeleri, primleri üzerinden %35 oranında gelir vergisi kesintisi yapılmış olan ücretliler için 01.01.2006 tarihinden sonra, bugüne kadar, yapılmış olan (%35-%27=) %8’lik fazladan ödenmiş vergi farklarının ücretlilere iadesi hakkı doğmuştur. Bu hak; özel sektörde çalışanlar için olduğu kadar, üst düzey devlet memurları için de geçerlidir. Yıllık vergi (stopaj) matrahı; 2006’da 40.000.-TL, 2007’de 43.000.-TL, 2008’de 44.700.-TL, 2009’da 50.000.-TL üzerinde olan ücretliler bu haktan yararlanacaklardır. Hatta, fazladan ödenmiş olan stopajların faizi ile birlikte iade alınması dahi mümkündür.
Medyada yeterli bilgiden yoksun olarak yoruma dayalı bir takım tartışmalar yapılyor, kafalar karışıyor, bulandırılıyor. Maliye Bakanlığı’nın bordrolar üzerinden fazladan yapılmış vergi tevkifatlarını iade alamazsınız şeklinde açıklama yapması; idari bir görüştür. İdari işlemlere karşı yargı yolu açıktır ve herkes yargı kararlarına uymak zorundadır. Somut uygulama ile bu konuda ücretli bazında, yapılmış müracaatlar, açılmış davalar mevcuttur. Ancak, şu kadarını ifade edebiliriz; hukuk varsa, ki tüm sorunlarına rağmen var, bu dava kazanılacak bir davadır. Haksız uygulama Anayasa Mahkemesi kararı ile tescil edilmiştir.
Fikir vermesi bakımından, bir örnek vermek gerekirse, aylık vergi matrahı 5.000.-TL (yıllık matrahı 60.000.-TL) olan ücretliler için fazladan ödenmiş olan %8’lik (stopaj) vergi farkları iadesi toplamı; yaklaşık 6.500.-TL’dir. Faizleri ile birlikte, bu tutar; 15.000-20.000.-TL civarındadır. Bu tutar; alınan ücretin yüksekliğine bağlı olarak, bazı ücretliler için sıfır otomobil parasına kadar çıkabilmektedir!
Keza, huzur hakları da ücret olduğundan, huzur hakları üzerinden yapılmış olan sözkonusu nitelikteki tevkifatların da iade alınması mümkündür.
Vergilerin İadesi Hakkına Sahipmisiniz? Ne kadar? Öncelikle; ücretlinin bu hakka sahip olup olmadığından (adaletsizliğe uğramış olduğundan) emin olması gerekir: Bunun için ücretlinin Aralık 06-07-08-09 bordrolarındaki her bir kümülatif (toplam) gelir vergisi matrahlarına bakması gerekiyor. Yapacağı işlem; her bir kümüle matrahı, yılına göre; 2006 yılı için 40.000.-TL 2007 yılı için 43.000.-TL 2008 yılı için 44.700.-TL 2009 yılı için 50.000.-TL ile mukayese etmek, bu rakamları aşan kısımların %8'ini iade alma hakkı olarak dikkate almak.
Ücretlendirme Net maaşı 4 bin TL civarında veya üzerinde olan ücretlilerin; 1) 1.1.2006'dan itibaren yapılan stopajları bordro ile VEYA çalıştıkları şirketten alacakları kaşeli-onaylı gelir vergisi matrahı ve stopaj tutarlarını gösterir liste ile tevsik etmeleri (belgelendirmeleri), stopajların hangi vergi dairesine yatırılmış olduğunu bildirmeleri, 2) İade alınacak tutar üzerinden (iade alınması şartıyla), işlemleri takip edecek avukata %15 ücret ödemeye razı olmaları, 3) İşlemleri yürütecek avukata ücretleri üzerinden tevkifat yoluyla fazladan ödenmiş olan vergilerin iadesi işlemleri ile sınırlı bir vekaletname vermeleri, gerekmektedir. Anlaşılacağı üzere, ücretlinin tek külfeti, masrafı ve riski; vekaletname çıkarma ücretidir. Avukat, bu vekalete istinaden Yeminli Mali Müşavirliğimiz gözetiminde tüm işlemleri yürütecek, davasını açacak, fazla vergileri faizleriyle birlikte iade alacaktır. Fazla ödenmiş vergilerin faizi ile birlikte iade alınan tutarı üzerinden avukat %15 ücretini kesecek ve kalanı ücretlinin banka hesabına yatıracaktır. Mahkeme masraflarını avukat üstleniyor. Sadece, davayı kazanması ve iadeyi alması halinde %15 vekalet ücreti alıyor (bu ücret 1.000.-TL'den az olamaz) ve kalanı banka hesabınıza çıkarıyor.
Sonuç olarak; Anayasa Mahkemesi kararına ve emsal olaylara göre; net maaşı aylık 4.000.-TL civarında veya üzerinde olan ücretliler için 1.1.2006'dan bugüne kadar (%35-%27=) %8'lik farkları, faizleri ile birlikte mahkeme kararı ile iade almak mümkündür. Talebin ve dava açma işlemlerinin şirket (stopajı yapan) bazında değil, ücretli bazında yapılması gerekir.
Kişisel olarak, insanların haklarını bilmelerinin "iyi" bir şey olduğunu düşünüyoruz. Haklarını uygun zemin ve ortamlarda aramak veya aramamak tamamen onların serbest kararlarına bağlı.
Bilgi edinmenizi, bordronuz üzerinden fazla ödenmiş vergi kesintilerinin hesaplanması, sorularınızın cevaplandırılması ve fazla kesilen vergilerin iade alınması için bizimle temasa geçmenizi rica ederim. |